Türk tiyatro ve sinema dünyasının çok yönlü aydınlarından biri olan Atilla Tokatlı, 1932 yılında Denizli'de dünyaya gelmiş, ömrünü sanata ve çeviri faaliyetlerine adayarak 21 Şubat 1988'de İstanbul'da vefat etmiştir.
Lise eğitimini Galatasaray Lisesi'nde tamamladı. Ardından sinema eğitimi için Paris'e gitti. Fransa'nın başkentinde uzun yıllar yaşayan sanatçı, Türkiye'ye döndükten sonra Arena Tiyatrosu bünyesinde çalışmalar gerçekleştirmiştir. Sahne önünden kamera arkasına uzanan geniş bir yelpazede çalışan usta isim, hem oyunculuk hem de yönetmenlik yaparak ülkemizin kültür hazinesine önemli katkılar sunmuştur.
Sinema ve Tiyatro Sahnesindeki İzleri
Tiyatrodaki faaliyetlerinin yanı sıra sinemaya da adım atan sanatçı, Türk sinema tarihinin önemli yapıtlarından Yorgun Savaşçı filminde oyuncu olarak kamera karşısına geçmiştir. İlk olarak kamera önünde kazandığı tecrübelerin peşinden yönetmen yardımcılığı görevlerini üstlenerek işin mutfağa adım atmış, çok geçmeden de yönetmen koltuğuna geçerek sinema yolculuğunda bağımsız bir yön çizmiştir. Onun yönettiği Denize İnen Sokak adlı yapıt, sinema çevreleri tarafından büyük bir ilgiyle karşılanmıştır. Bu başarılı yapıt, onun yönetmenlik kariyerindeki yerini sağlamlaştırmıştır. Sanatçının kendi izinden giden kardeşi Erdoğan Tokatlı da tıpkı abisi gibi sinemacılık ve yönetmenlik mesleğini seçerek Türk sinemasına hizmet eden bir diğer isim olmuştur.
Düşünce Dünyasını Besleyen Ödüllü Çeviriler
Atilla Tokatlı, sinema ve tiyatrodaki başarılı çalışmalarının yanı sıra 1965 yılından itibaren çevirmenlik alanında da son derece üretken bir döneme girmiştir. Düşün ve sanat dünyasına yön veren, insanlığın ortak mirası kabul edilen pek çok önemli yapıtı büyük bir ustalıkla Türkçeye tercüme etmiştir. Bu alandaki yetkinliğini taçlandıran en önemli gelişme ise Elsa Triolet'in Beyaz At adlı romanına yaşayan en önemli çevirilerden biri olan başarılı çeviri olmuştur. Sanatçı, bu nitelikli edebi tercümesi sayesinde 1971 yılında Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü'ne layık görülmüştür.
Atilla Tokatlı'nın Türkçeye kazandırdığı dünya edebiyatı ve düşünce tarihinin önde gelen yapıtları şu şekilde sıralanabilir:
- Vladimir Lenin'in kaleme aldığı Felsefe Defterleri
- İlya Ehrenburg imzalı Paris Düşerken
- Ostrovsky'nin ünlü eseri Ve Çeliğe Su Verildi
- Gorki'nin Foma ve Trajedi isimli çalışmaları
- Zaharia Stancu'ya ait Çingenem romanı
- Roger Vailland'ın Yalnız Adam ve Kanun başlıklı kitapları