1907 yılında Adapazarı'nda dünyaya gelen Arşavir Alyanak, Türk sinemasının gelişim ve olgunlaşma sürecine yönetmen, senarist, yaşımcı ve oyuncu olarak çok yönlü katkılar sunmuş, sinema tarihimizde derin izler bırakmış saygın bir sanatçıdır. Diş hekimliği eğitimi almasına rağmen sahne tutkusuna yönelen Alyanak, sanat hayatına tiyatro ile adım atarak sinemada kalıcı izler bıraktı.
Sahnelerden Beyaz Perdeye Uzanan Yolculuk
Ünlü Türk sanat müziği yorumcusu ve kemancı Agopos Efendi'nin oğlu olan Alyanak, babasından aldığı sanat mirasını tiyatro sahnelerine taşıdı. İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden başarıyla mezun olmasına rağmen, içindeki tiyatro sevgisinin ve sanatsal üretim arzusunun peşinden giderek diş hekimliği yerine sahnelerde ve setlerde aktif bir kariyeri tercih etti. Sahne tozunu ilk kez 1920'li yıllarda Gedikpaşa'da kurulan Gençler Temaşa Derneği bünyesinde yutan sanatçı, amatör ruhla profesyonel adımlar attı. Zamanla tiyatro çalışmalarını derinleştiren Alyanak, Tan Sineması çatısı altında kurulan Genç Tiyatro Sevenler Derneği bünyesinde sahne almaya devam etti. Bu dönemde yolları şu isimlerle kesişti:
- Tiyatro sahnesini paylaştığı değerli oyunculardan Hagop Ayvaz
- Sahne çalışmalarında birlikte ter döktüğü çalışma arkadaşı Torkom Sırabyan
- Sanat yolculuğuna katkı sunan bir diğer tiyatro sevdalısı Apraham Hıdışyan
Sinemada Çok Yönlü Bir Yaratıcı Dönemi
Tiyatro sahnelerindeki başarılı performanslarının ardından Alyanak, 1948 yılında ilk defa kamera karşısına geçerek oyunculuk deneyimi kazandı. Bu geçiş kariyerine yeni bir soluk getirdi. Oyunculukla yetinmeyen yetenekli isim, 1951 senesinden itibaren yapımcılık ve yönetmenlik yapmaya başlayarak mutfağa da geçti. Yönetmenlik koltuğundaki başarısını perçinlemek adına 1952 yılında filmlerinin senaryolarını da bizzat kendisi kaleme almaya başladı. Alyanak, bu sayede filmlerin her aşamasına yön veren eksiksiz bir sinemacı kimliğine kavuştu.
Kendi Şirketiyle Yapımcılık ve Sektörden Çekilişi
Kariyerindeki en önemli atılımlardan birini kendi yapım şirketini kurarak gerçekleştirdi. Yakut Film adını verdiği bu şirket vasıtasıyla kendi projelerini hayata geçirme şansı buldu. Yeşilçam'a uzun yıllar emek veren başarılı sinemacı, Türk sinemasının geçirdiği dönüşümlere yakından şahitlik etti. Ancak 1970'li senelerde ülke sinemasını etkisi altına alan cinsel içerikli filmler furyası Alyanak'ın ilkeli duruşuyla uyuşmadı. Bu yeni dönemdeki film tarzı nedeniyle sinema üretimlerini tamamen durdurma kararı aldı. Bu karar onun son sanatsal tercihi oldu. Ömrünün son yıllarını sinemadan tamamen uzak geçirdi. Büyük usta, 1 Mayıs 1981'de İstanbul'da vefat etti.
