Türk sporunun minder üzerindeki unutulmaz temsilcilerinden biri olan Ali Yücel, 14 Nisan 1930 tarihinde Tokat'ta dünyaya gözlerini açtı. Genç yaşta başladığı güreş serüveninde serbest ve grekoromen stillerinde elde ettiği başarılarla ülkesini uluslararası alanda gururla temsil etti. Kariyerine Avrupa ve dünya şampiyonlukları gibi büyük başarılar sığdırmış olan efsanevi milli sporcu, 17 Mart 1981 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumarak aramızdan ayrıldı. Kazandığı madalyalarla Türk güreşinin altın dönemine damga vuran şampiyon, minderden erken ayrılmak zorunda kalsa da Türk spor tarihinin köşe taşlarından biri oldu.
Mindere Damga Vuran Altın Yıllar
Yücel'in uluslararası arenadaki büyük yükselişi 1949 yılında başladı. O dönemde İstanbul'da organize edilen Avrupa Güreş Şampiyonası'nda 52 kiloda serbest stilde rakiplerini tek tek mağlup eden genç yetenek, altın madalyanın sahibi oldu. Bu büyük zafer, onun adını tüm kıtaya duyurmasını sağladı. Milli sporcunun kariyeri boyunca minder üzerinde elde ettiği başlıca başarılar ise şunlardır:
- 1949 İstanbul Avrupa Güreş Şampiyonası: 52 kilogram serbest stilde tüm rakiplerini geride bırakarak altın madalyaya uzandı.
- 1950 Stockholm Dünya Güreş Şampiyonası: Grekoromen stil 52 kiloda final oynayarak gümüş madalyanın sahibi oldu.
- 1951 Helsinki Dünya Güreş Şampiyonası: Serbest stil kategorisinde şampiyonluk kürsüsüne çıkarak altın madalya kazandı.
Başarı basamaklarını hızla tırmanan Yücel, bu dereceleriyle Türk güreşinin en önemli yıldızlarından biri haline geldi. Bir sonraki sene hedefini daha da büyüterek olimpiyat hazırlıklarına başladı.
Erken Veda ve Antrenörlük Dönemi
1952 yılına gelindiğinde, Ali Yücel adı artık Türk güreşinin en önemli simgelerinden biri olarak kabul görüyordu. Ancak tam da bu dönemde meydana gelen beklenmedik bir adli gelişme, onun spor yaşamını derinden etkiledi. 1952 yılında karşı karşıya kaldığı adli olay nedeniyle spor otoriteleri tarafından cezalandırılan başarılı güreşçi, Helsinki Olimpiyatları için hazırlanan milli takım kadrosundan tamamen çıkarıldı. Hakkındaki yasal süreç sonradan düştü. Ancak bu gelişme kariyerine büyük zarar verdi. Bu durum neticesinde aktif sporculuk yaşamını oldukça erken bir yaşta noktalamak zorunda kaldı. Aktif güreş kariyerine erken veda eden şampiyon, spordan kopmayı hiçbir zaman düşünmedi. Mindere bu defa antrenör olarak hizmet vermeye başlayan Yücel, kendi memleketi olan Tokat yöresinde yeni yeteneklerin keşedilmesine ve eğitilmesine odaklandı. Türk güreşine yeni sporcular kazandırmak için büyük bir özveriyle çalışan efsane isim, geleceğin şampiyonlarına yol gösterdi. Öyle ki, dünya şampiyonu unvanına sahip olan ünlü güreşçi Ali Rıza Alan da kariyerinin ilk dönemlerinde onun bilgi ve tecrübelerinden faydalandı.