Cumhuriyet döneminin en yenilikçi ressamlarından biri olan Adnan Çoker, 20 Ekim 1927'de İstanbul'un tarihi semtlerinden Süleymaniye'de dünyaya gelmiştir. Erken yaşta kaybettiği annesinin ardından Samatya'da büyüyen sanatçı, Anadolu'dan Paris'e uzanan eğitim serüveniyle Türk resim sanatında "siyah fon" ve "geometrik soyutlama" anlayışının öncüsü olmuştur. Türk anıtsal mimarisinin iç uzam felsefesini tuvale yansıtarak gelenek ile moderni sentezleyen Çoker, 22 Ağustos 2022 tarihinde ardında derin bir iz bırakarak aramızdan ayrılmıştır.
Akademiden Paris Sokaklarına Uzanan Eğitim Yılları
Gençlik yıllarında Afyon Lisesi'nde eğitim görürken resim öğretmeni Enver Kınavlı'nın yeteneğini keşfetmesiyle sanat yolculuğuna ilk adımı atan Çoker, 1943 yılında Güzel Sanatlar Akademisi'ne kabul edildi. Akademi koridorlarında Şefik Bursalı, Ahmet Zeki Kocamemi ve Halil Dikmen gibi ustaların yönlendirmesiyle temel desen ve kompozisyon bilgisi kazanan genç ressam, 1951 yılında buradan mezun oldu. Askerlik vazifesinin ardından bir süre İstanbul ve Ankara'da haritacı ve desinatör olarak çalışarak geçimini sağladı. O dönemde heykeltıraş Ali Hadi Bara ile ortaklaşa yürüttüğü "espas" çalışmaları, onun hacim ve boşluk algısını şekillendiren en önemli unsurlardan biri haline geldi. İlk kişisel sergisini 1953 yılında başkent Ankara'da "Sergi Öncesi" başlığıyla açarak sanat dünyasına iddialı bir giriş yaptı.
Devlet bursu sınavını kazanarak 29 Aralık 1955 tarihinde Paris'e giden sanatçı, burada modern sanatçıların ve akımların merkezinde yer aldı. Andre Lhote ve Henri Goetz gibi isimlerin atölyelerinde kendini geliştirirken; İspanya, Belçika ve Hollanda gibi ülkelerin müzelerini inceleme fırsatı buldu. Ayrıca İtalya ve İsviçre'de de mesleki araştırmalarda bulundu. Mart 1960'ta eğitimini tamamlayıp İstanbul'a dönerek Akademi'nin Resim Bölümü asistanlığına atandı. Burada öğrencileriyle birlikte, müzik eşliğinde canlı resim gösterileri gerçekleştirerek büyük ilgi topladı. Sanatta iş birliğine inanan Çoker, 1963 yılında Altan Gürman, Sarkis Zabunyan, Devrim Erbil ve Tülay Tura ile birlikte Türk sanatında çığır açan Mavi Grup'u kurdu.
Siyahın Keşfi ve Sanatsal Dönüşüm
Fransa hükümetinin bursuyla 1964 yılında ikinci kez Paris'e giden Adnan Çoker, Stanley William Hayter atölyesinde gravür ve Henri Goetz atölyesinde boya etütleri yaparken sanatında milat sayılan "Siyah Fonlu Resimler"e başladı. Bu çalışmalarını daha sonra Salzburg Yaz Akademisi'nde Emilio Vedova atölyesinde de sürdürdü. Ünlü sanatçının eserleri kronolojik açıdan iki farklı dönemde ele alınır:
- 1970 Öncesi Dönem: Bu yıllarda daha çok soyut dışavurumculuk ve dinamik bir renk özgürlüğü göze çarpar.
- 1970 Sonrası Dönem: Bu evrede ise renkçi tavır yerini belirgin ve hacimsel geometrik soyutlamalara bırakmıştır.
Adnan Çoker'in dünyaca tanınan "Siyah Resimler" ve "Siyah Simetri" başlıklı çalışmaları, Selçuklu ve Osmanlı anıtsal mimarisinin sivri kemerli kapı ve pencere detaylarından beslenen mistik bir atmosfer yaratır. Sanatçının "kalıp biçim" adını verdiği bu yaklaşım, geleneksel tasarımı modern bir estetikle harmanlar. Yağlıboya, pastel, gravür ve akrilik gibi yöntemleri uygulayan ressam, bu yapıtları sergilerken elektronik müzikten de yararlanmış, siyah rengi yalnız düz bir ton değil, tümüyle bağımsız ve mutlak bir hacim biçimi olarak kurgulamıştır.
Akademik Başarılar ve Saygın Ödüller
Sanatsal üretiminin yanı sıra akademik yönde de yükselişini sürdüren Adnan Çoker, 1969 yılında doçent, 1976 yılında ise profesör unvanını elde etti. 1977'de İstanbul Resim ve Heykel Müzesi Müdürlüğü'ne getirilse de bu görevinden iki yıl sonra istifa etti. Değerli ressam, 1983 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Başkanlığı'na seçildi ve buradaki idari vazifesini 1985'e dek devam ettirdi. Yurt içi ve yurt dışında birçok prestijli koleksiyonda eserleri bulunan sanatçının aldığı başlıca ödüller şöyledir:
- 1944: Afyon ressamları resim yarışması desen birinciliği
- 1951: Güzel Sanatlar Akademisi "Kore" Yarışması Birincilik Ödülü
- 1961: İstanbul Sanat Festivali Resim ve Heykel Sergisi Birincilik Ödülü
- 1962: 23. Devlet Resim ve Heykel Sergisi Birincilik Ödülü
- 1973: 7. DYO Resim Sergisi Başarı Ödülü
- 1976: Uluslararası 11. İskenderiye Bienali İkincilik Ödülü
- 1981: Tuürkiye İş Bankası Resim Buüyük Ödülü
- 1982: Ev Dekorasyonu Dergisi Onur Ödülü
- 1990: III. Uluslararası Asya-Avrupa Sanat Bienali Dostluk ve Barış Sanat Ödülü
Tavırlı ve özgün duruşuyla bilinen usta ressam, 1994 yılında layık görüldüğü Sedat Simavi Vakfı Görsel Sanatlar Ödülü'nü reddederek sanata duyduğu bağımsız inancı ortaya koymuştur. Ömrünü İstanbul'da sanata adayarak geçiren Adnan Çoker, 22 Ağustos 2022'de 95 yaşında aramızdan ayrılarak ardında silinmez izler bırakmıştır.
