Karadeniz'in Stratejik Limanı ve Maden Şehri
Karadeniz kıyısında konumlanan Zonguldak, zengin taşkömürü maden yatakları ve limanı sayesinde Türkiye'nin Karadeniz ülkeleriyle gerçekleştirdiği deniz ticaretinde büyük bir öneme sahiptir. Şehrin ismi tarihi kayıtlarda ilk kez 1519 yılına ait Osmanlı tahrir defterinde "Songuldayık" olarak geçmektedir.
Antik Çağlardan Günümüze Uzanan Paflagonya Tarihi
Zonguldak, Bartın ve Kastamonu illerini içine alan bölgenin tarih öncesi dönemdeki adı Paflagonya'dır. Geçmişi arkeolojik verilere göre MÖ 2500'lere dayanan bölgede ilk olarak Hattiler ve Hititler yaşamıştır. Yörenin ilk sakinleri ise Frig boylarından Bithynler, Mariandyn ve Mygdon göç topluluklarıdır. Zamanla ticaret limanlarının kurulduğu bölge, MÖ 334'e kadar Perslerin idaresinde kalmış, ardından Büyük İskender, Pontus Devleti ve Roma İmparatorluğu egemenliğine girmiştir. Doğu Roma döneminde Hristiyanlığın ilk yayıldığı merkezlerden biri olan Ereğli bölgesindeki Kutsal İbadet Mağaraları'nda, havari Andreas tarafından ilk dini ayinler düzenlenmiştir.
Selçuklu'dan Osmanlı'ya ve Taşkömürünün Keşfi
Bölge 1084 yılında Anadolu Selçuklu ordusu tarafından fethedilmiş, ardından Cenevizliler ve Candaroğulları'nın yönetimine geçmiştir. 1460 yılında Fatih Sultan Mehmet'in Amasra'yı ele geçirmesiyle tamamen Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır. II. Mahmut döneminde, 1829 yılında bölgede ilk kömür keşfedilmiş ve 1848'de ilk kömür ocakları Belçikalı ve Fransız şirketlerince açılmıştır. I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı dönemlerinde kritik roller üstlenen liman kenti, 1919'da Fransız askerleri tarafından işgal edilmişse de yerel Müdafaa-i Hukuk güçlerinin direnişiyle 21 Haziran 1920'de özgürlüğüne kavuşmuştur.
Sanayi Yatırımları ve Görülmesi Gereken Değerler
Zonguldak ekonomisinin can damarı olan Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK), bölgenin en büyük sanayi kuruluşu olarak öne çıkmaktadır. Bunun yanı sıra, temelleri Osmanlı padişahı II. Abdülhamid dönemine kadar uzanan ve Batı Karadeniz'in kalkınmasını hedefleyen Filyos Vadisi Projesi ile sanayi ve liman yatırımları sürdürülmektedir. Neredeyse her mevsim yağış alan gür doğası ve dağlık topoğrafyasının yanında, kentin kömür madenciliği tarihini yansıtan Maden Müzesi, ziyaretçilerin kesinlikle görmesi gereken kültür duraklarındandır.