Zirve Yayınevi, Malatya'da Hristiyan içerikli kitap dağıtımı yapan bir kuruluş olarak faaliyet gösterdiği sırada 18 Nisan 2007 tarihinde düzenlenen bir baskına sahne olmuştur. Bu baskında, biri Alman uyruklu ikisi Türk vatandaşı olmak üzere üç Hristiyan çalışan boğazları kesilerek hayatını kaybetmiştir. Bu olay Türkiye genelinde ve uluslararası alanda büyük tepki çekmiş ve geniş yankı uyandırmıştır.
Olay Günü ve Kurbanlar
18 Nisan 2007 tarihindeki baskında yayınevi çalışanları Alman uyruklu Tilmann Ekkehart Geske, Necati Aydın ve Uğur Yüksel boğazları kesilerek katledilmiştir. Saldırıyı gerçekleştiren zanlılardan Salih Gürler, Cuma Özdemir, Hamit Çeker ve Abuzer Yıldırım olay yerinde güvenlik güçlerince yakalanmıştır. Olayın diğer şüphelisi Yunus Emre Günaydın ise binanın üçüncü katının penceresinden kaçmak isterken düşerek yaralanmış ve hastanedeki tedavisinin ardından mahkeme kararıyla tutuklanmıştır.
Yargılama Süreci ve Mahkeme Kararları
Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yürütülen dava kapsamında, 18 Ocak 2013 tarihinde Hurşit Tolon'un da aralarında yer aldığı dört kişi hakkında tutuklama kararı verilmiştir. Yaklaşık 9 yıl 5 ay 10 gün süren yargılama sürecinin ardından, 28 Eylül 2016 tarihinde mahkeme heyeti kararını açıklamıştır. Mahkeme; Emre Günaydın, Cuma Özdemir, Hamit Çeker, Salih Gürler ve Abuzer Yıldırım hakkında üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesine hükmetmiştir. Bu cezalar, 23 Ocak 2019 tarihinde Yargıtay tarafından onanmıştır.
Soruşturmanın Gelişimi ve Beraat Kararları
Zirve Yayınevi katliamı davası, Mart 2011'de Ergenekon soruşturması kapsamına dahil edilmiştir. Bu kapsamda dönemin Malatya Jandarma Alay Komutanı olan emekli Albay Mehmet Ülger'in de aralarında bulunduğu 20 kişi gözaltına alınmıştır. Ancak davanın ilerleyen aşamalarında, ikinci ek iddianameyi hazırlayan savcılar ile yargılamayı gerçekleştiren hakimlerin meslekten ihraç edildikleri ve FETÖ kapsamında tutuklandıkları belirlenmiştir. Ayrıca davanın gizli tanığı İlker Çınar'ın suç uydurduğu, yalancı şahitlik yaptığı ve mahkemeye sunduğu belgelerin sahte olduğu tespit edilmiştir. Bu gelişmeler doğrultusunda mahkeme heyeti, davaya sonradan dahil edilen 8 asker ve 2 sivil sanık hakkında tüm suçlamalardan beraat kararı vermiştir.