Zığındere Muharebesi, Çanakkale Savaşı'nın Seddülbahir Cephesi'nde, 28 Haziran ve 5 Temmuz 1915 tarihleri arasında gerçekleşmiş tarihi ve büyük bir askeri mücadeledir. Gelibolu Yarımadası'nda vuku bulan bu muharebeler, müttefik güçlerinin Zığındere'nin doğu ve batı yakasındaki sırtlarda yer alan Osmanlı mevzilerini ele geçirme hedefiyle başlamıştır. Çatışmalar sonucunda Zığındere'nin batı kesimindeki Osmanlı mevzileri İtilaf devletleri tarafından ele geçirilmiş olsa da, doğu yakasındaki sırtlardaki hedeflerin gerisinde kalınmıştır.
Muharebenin Stratejik Arka Planı
Seddülbahir Cephesi'nde müttefiklerin art arda gerçekleştirdiği Birinci Kirte, İkinci Kirte ve Üçüncü Kirte Muharebeleri başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Bunun üzerine General Hunter-Weston ve General Gouraud, tüm cephe hattından saldırmak yerine kanatlardan taarruz etmeyi öngören yeni bir plan hazırlamıştır. Bu stratejinin ilk adımı olan Birinci Kerevizdere Muharebesi'nin başarıya ulaşmasının ardından, General Sir Ian Hamilton'ın emriyle cephenin en sol kanadı olan Zığındere sırtlarını ele geçirmek üzere ikinci operasyona geçilmiştir.
İngiliz Taarruz Planı ve Topçu Desteği
Operasyonun yönetimi General De Lisle'e verilmiştir. İngiliz planı, Zığındere ile sahil arasındaki Zığın sırtı boyunca üç tugay ve Zığındere'nin karşı yamaçlarından iki tugay ile taarruz etmeyi kapsamaktaydı. Topçu desteği için 89 top görevlendirilmiş, denizden ise Talbot Kruvazörü ile Scorpion ve Walver destroyerleri kıyıya yaklaşmıştır. Plana göre, Osmanlı askerlerinin geri hatlardan siperlerin altına kablo döşemesi ve patlayıcı yerleştirmesi ihtimaline karşı, müttefik askerlerinin siperlere yerleşmesinden önce kabloları kesmekle görevli bir istihkam müfrezesi ileri sürülecektir.
Osmanlı Savunma Düzeni ve Çetin Çatışmalar
Zığındere'nin her iki yanındaki sırtlarda Osmanlı mevzileri beş sıra halinde düzenlenmiştir. Zığın sırtı Albay Refet Bey komutasındaki 11. Tümen; Zığındere ile Kanlıdere arasındaki bölge ise Albay Halil Bey komutasındaki 7. Tümen tarafından savunulmuştur. 26 Haziran'da başlayan yoğun hazırlık ateşi, 28 Haziran saat 11:00'de piyade taarruzuna dönüşmüştür. Yoğun bombardımanda tamamen tahrip olan birinci ve ikinci hat Osmanlı siperleri ile öğleden sonraki saldırılarda diğer üç hat siper İngilizlerin eline geçmiştir. Ancak saat 14:00 sularında başlayan Osmanlı karşı taarruzu İngilizleri geri itmiş ve siperler günlerce el değiştirmiştir. Alman General Weber'in yeterli topçu desteği olmaksızın taarruz edilmesine yönelik itirazlarına rağmen Mareşal Liman von Sanders taarruzun devamını emretmiş; 1 Temmuz'da düzenlenen taarruzlar ise İngiliz-Fransız kara ve deniz topçu ateşiyle büyük kayıplarla sonuçlanmıştır.