Yesemek Ören Yeri, Gaziantep ilinin İslahiye ilçesine bağlı Yesemek mahallesi yakınlarındaki bir açık hava müzesi ve arkeolojik koruma alanıdır. Hitit Medeniyeti devrinde bir taş ocağı olan bu bölge, 100.000 metrekarelik alanı ile antik Yakın Doğu'nun bilinen en büyük taş işçiliği atölyesi konumundadır. Dağlık alanın batı yamaçlarında ve Tahtalı Baraj Gölü'nün doğusunda yer alan müze; köye 15, İslahiye'ye 23 ve Gaziantep'e yaklaşık 113 km uzaklıktadır. Ziyaretçiler yöreye Gaziantep, İskenderun veya Antakya istikametinden ulaşabilirler.
Yesemek'te Arkeolojik Kazıların Tarihi
Yesemek'teki ilk kalıntılar, 1890 yılında Avusturyalı arkeolog Felix von Luschan tarafından bölgenin kuzeyindeki Zincirli Höyük'te yaptığı kazılarda kısmen ortaya çıkarılmıştır. Daha sonra 1957-1961 yılları arasında Türk arkeolog Uluğ Bahadır Alkım kazılara devam ederek yaklaşık 200 heykel ortaya çıkarmıştır. Bölgedeki en son çalışma ise 1990'larda Anadolu Medeniyetleri Müzesi müdürü İlhan Temizsoy tarafından yapılmış ve yüzlerce obje gün ışığına kavuşturulmuştur. Günümüzde Gaziantep Arkeoloji Müzesi tarafından yönetilen bu açık hava müzesinde yapılan kazılarda, mimarî yapıların ön cephelerine yerleştirilmek üzere yapımına başlanan başta aslan ve sfenks gibi heykeller ile rölyefler bulunmuştur. Bu kalıntılardan hareketle atölyenin kuruluşu öncelikle MÖ 900-800 yılları arasına tarihlendirilmiştir. Ancak 2019 yılında Yesemek'in doğusunda yer alan ve Doğu-Batı istikametinde 3,5 kilometre uzanan tepe üzerinde sur duvarları korunsa da yapımı yarım kalmış bir kentin kalıntıları tespit edilmiştir. Bu keşiften hareketle, atölyede yapılan eserlerin bu kentin mimarisinde kullanılacağının, ancak Hitit İmparatorluğu'nun çöküşü ile birlikte yapımı devam eden kentin de yarım kaldığının ve Yesemek'in kuruluş tarihinin çok daha eski olduğunun anlaşılması sağlanmıştır.
Tarihçe ve Taş Atölyesinin Gelişimi
Heykel atölyesinin kökeni MÖ 14. yüzyılın ortalarında (MÖ 1344–1322) Hitit imparatoru Büyük Kral I. Şuppiluliuma hükümdarlığı dönemine tarihlenmektedir. Hitit İmparatorluğu'nun sona ermesiyle birlikte taş ocağı ve atölye muhtemelen terk edilmiştir. Geç Hitit küçük krallıkları döneminde, Yesemek MÖ dokuzuncu yüzyılda Aramice Samʼal krallığına (bugünkü Zincirli) ait olduğunda üretim yeniden başlamıştır. Bu dönemin ürünleri Arami ve Asur etkilerini barındırmaktadır. MÖ 8. yüzyıldan sonra Sam'al Asur egemenliği altına girdiğinde site yeniden terk edilmiş; taş ustaları işlerini bitirmiş veya muhtemelen oradaki yöneticiler için çalışmak üzere Asur'a götürülmüşlerdir. Atölyenin çevresi çoğunlukla bazaltla kaplıdır ve heykellerin ham maddesi bazalttır. Toplam alanı yaklaşık 100.000 metrekare olan atölyeden ortaya çıkarılan 300 parça arasında sfenks, aslan, savaş arabası ve tanrı heykelleri yer almaktadır.
Heykeller ve Görülmeye Değer Eserler
Sitede birkaç temel heykel türü bulunmaktadır. Eserlerin çoğunluğu dişi başlı ve aslan gövdeli sfenksler veya aslanlardır (bazıları kanatlıdır). Bu sfenksler ve aslanlar muhtemelen Hitit şehirlerinin, saraylarının ve tapınaklarının kapılarını kuşatmak için tasarlanmıştı ve Hattuşaş ile Alacahöyük'te bulunan kapı heykellerine çok benzerler. Ayrıca kollarını göğüslerinin üzerinde kavuşturmuş dağ tanrısı grupları, av sahnesi kabartmaları ve bir de ayı-insan heykeli vardır. Bu nesnelerin özel siparişler olduğuna inanılmaktadır. Dağ tanrıları, Eflatunpınar'daki kuyu tapınağında destek olarak kullanılanlara çok benzemektedir. Heykeller üretimin her aşamasında görülebilmektedir. Zincirli'de bulunan özellikle dikkat çekici bir sfenks ise halen Gaziantep Müzesi'nde sergilenmektedir.
Antik Dönem Taş İşçiliği Yöntemleri
Ocakta, büyük kırmızı bazalt blokları önceden var olan çatlaklara çekiç ve keski ile vurularak kırılmıştır. Bu çatlaklara tahta takozlar yerleştirilmiş ve üzerlerine su dökülmüştür. Suyla tıkanıp genişleyen tahta takozlar büyük parçaları ayırmıştır. Bu parçalardan keski ile kaba figürler oyulmuş ve dış yüzeyi düzeltilmiştir. Bunu ince oyma takip etmiş ve ardından parça parlatılmıştır. Eserlerin nihai detayları genellikle atölyede değil, son varış yerlerinde yapılmıştır. Bu taşların ocaktan nasıl nakledildikleri ise günümüzde hâlâ net olarak belli değildir.
Dünya Mirası Statüsü ve Alan Yönetimi
Yesemek Taş Ocağı ve Heykel Atölyesi, Kültürel kategorisinde UNESCO Dünya Mirası Geçici listesine 13 Nisan 2012 tarihinde eklenmiştir. 2016 yılında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında yapılan görüşmelerin sonunda imzalanan protokol sonucunda, UNESCO çalışmaları ve Alan Yönetim Planı hazırlanması yetkisi Gaziantep Büyükşehir Belediyesine verilmiştir. 2018 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı görüşüyle Yesemek Alan Yönetim Başkanı atanmış, Danışma ve Eşgüdüm Denetleme Kurulları oluşturulmuştur. Yesemek hakkında daha önce yapılan çalışmalar ve 2019 senesinde Atilla Engin tarafından gerçekleştirilen yüzey araştırmasından elde edilen bilgiler doğrultusunda, 286.68 hektarlık bir alan Alan Yönetim Planı kapsamına dahil edilmiştir.