Doğal ve Tarihi Dokusuyla Giresun'un Göz Bebeği: Yağlıdere
Yağlıdere, Karadeniz Bölgesi'nde Giresun iline bağlı, denizden 14 kilometre içeride konumlanmış doğasıyla dikkat çeken bir ilçedir. Kuzey ve doğuda Espiye, güneyde Alucra ve Şebinkarahisar, batıda ise Keşap ve Dereli ilçeleriyle komşu olan bölgenin yüzölçümü 327 kilometrekare, deniz seviyesinden ortalama yüksekliği ise 104 metredir. İlçe halkının çoğunluğunu Türkmen Çepniler oluşturmaktadır. İsmini kenarında kurulduğu akarsudan alan ilçenin bu adı, akarsuyun doğduğu Çakrak Köyü yaylalarında süt ve yağ üretimi yapan Rumlardan kalmadır. Çevresinde yoğun şekilde yağ üretilen bu dereye zamanla Yağlıdere denilmiştir.
Köklü Tarihsel Geçmiş ve Yerleşim Süreci
Yağlıdere yöresi, 11. yüzyıl sonlarında Türk hakimiyetine girmiş, ardından Haçlı seferleri sonucunda Doğu Roma hakimiyeti altına geçmiştir. 1200 ile 1400 yılları arasında Trabzon İmparatorluğu'na bağlı kalan bölgede, 1400'lü yıllardan itibaren Çepni Türklerinin nüfusu artış göstermiştir. Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon'u fethetmesiyle Osmanlı idaresine giren yörede Rum nüfusu da 1920'li yıllara kadar varlığını sürdürmüştür. Yerleşimin temelleri, 1811 yılında çevre halkının dere kenarına bir Cuma Camii inşa etmesiyle atılmıştır. Bu caminin etrafında esnafların dükkanlar açması ve pazar yerinin kurulmasıyla oluşan bu alana Camiyanı adı verilmiş ve zamanla köye dönüşmüştür. Önce Tirebolu'ya bağlı bir nahiye olan yerleşim, 1957'de Espiye'nin ilçe olmasıyla buraya bağlanmış, 29 Şubat 1972'de belediye statüsü kazanmış ve nihayet 1987 yılında Espiye'den ayrılarak müstakil bir ilçe haline gelmiştir.
Benzersiz Bir Kültürel Olgu: "New Yağlıdere"
Yağlıdere, Türkiye genelinde oldukça sıra dışı bir göç ve gurbetçilik öyküsüne sahiptir. 1960'lı yılların başında Amerika Birleşik Devletleri'ne başlayan göç hareketleri kapsamında ilçeden ilk göçmenler New York, New Jersey ve Paterson gibi şehirlere yerleşmiştir. Zamanla katlanarak artan bu göç dalgası sonucunda ABD'de yaklaşık 50 bin civarında Yağlıdere kökenli kişinin yaşadığı tahmin edilmektedir. Amerika'daki bu yerleşik topluluk, özellikle yaz aylarında ilçeyi ziyaret ederek nüfusun geçici olarak ciddi oranda artmasını sağlamaktadır. Bu benzersiz kültürel bağ sebebiyle ilçe "New Yağlıdere" olarak da anılmaktadır. Yağlıdere'nin ayrıca Amerika'daki Paterson şehri ve İstanbul'daki Eyüpsultan ile kardeş bölge bağı bulunmaktadır.
İklim, Zengin Flora ve Ekonomik Hayat
İlçede tipik Karadeniz iklimi hakimdir; yazlar serin, kışlar ılık ve yağışlı geçer. Yıllık ortalama sıcaklığı 14 °C olan ilçede, her mevsim bol yağış görülür ve yıllık yağış miktarı 1.300 milimetreyi bulur. Alçak kesimlerde kestane, meşe, kızılağaç ve kavak gibi ağaçların yanı sıra ormangülü, taflan ve şimşirden oluşan zengin bir orman altı florası mevcuttur. Yükseklik arttıkça sarıçam, göknar ve sakız ağaçları yerini alpin çayırlara bırakır. İlçe ekonomisinin temelini başta fındık olmak üzere tarım, hayvancılık, ormancılık ve arıcılık oluşturmaktadır. Son yıllarda fındığa alternatif olarak kivi yetiştiriciliği de ilgi görmektedir. İlçede yıllık ortalama 34 ton bal üretimi gerçekleştirilen 2.535 adet kovan bulunmakta, alabalık çiftlikleri ve iki adet fındık kırma atölyesi faaliyet göstermektedir. İlçe sınırları içinde zengin bakır ve çinko yatakları bulunsa da buralarda aktif üretim yapılmamaktadır. Ziyaretçiler ayrıca Tekke köyünde yer alan tarihi Hacı Abdullah Halife Külliyesi'ni de görebilirler.