Uluborlu'nun Coğrafi Konumu ve Doğal Yapısı
Isparta iline bağlı tarihi bir ilçe olan Uluborlu, Akdeniz Bölgesi'nde yer almaktadır. Isparta il merkezine 65 kilometre, Antalya'ya ise 180 kilometre mesafede konumlanan ilçe, Antalya-İstanbul yolunun Tekke Tepe mevkiine de 20 kilometre uzaklıktadır. Kuzeyinde Dinar, doğusunda Senirkent, güneyinde Atabey ve Gönen, batısında ise Keçiborlu ilçeleriyle komşudur. Toros kollarının uzantısı olan Kapı Dağı'nın eteklerinde kurulu olan eski yerleşim, 1950 yılından sonra da şimdiki bulunduğu Uluborlu Ovası'na taşınmıştır. Deniz seviyesinden ortalama 1.050 metre yükseklikte yer alan ilçenin güneydoğusunda 2.463 metre rakımlı Kapı Dağı ile bu dağın uzantısı niteliğindeki Yuvacça Yaylası uzanmaktadır. 240 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip olan Uluborlu'da, yazları sıcak ve kurak, kış ayları ise soğuk ve yağışlı geçen bir iklim hakimdir.
Prehistorik Çağlardan Bizans'a Köklü Bir Tarih
Antik, askeri ve ticari yolların kavşak noktasında yer alan Uluborlu bölgesi, prehistorik devirlerden itibaren yerleşim yeri ve insanlar için bir cazibe merkezi olmuştur. Kuruluş tarihiyle ilgili net bilgilere ulaşılamamış olsa da, bazı kaynaklarda Frigya, bazı kaynaklarda ise Pisidia kenti olarak anlatılmaktadır. MÖ 334'te Pisidia bölgesi Büyük İskender'in kontrolüne girmiş, MÖ 281 tarihinde ise Selevkos İmparatorluğu'nun yönetimine geçmiştir. MÖ 183-133 yılları arasında Bergama Krallığı'nın elinde kalan bölge, MÖ 130 yılında Romalılar tarafından alınarak Kilikia Eyaleti'ne dahil edilmiş, daha sonra ise Asia Eyaleti'ne bağlanmıştır. MÖ 39 yılında Galat Kralı Amyntas'ın hakimiyetine giren bölge, MÖ 25 yılına kadar bu durumda kalmış ve sonrasında Galatia Eyaleti'ne katılmıştır. Roma İmparatorluğu'nun MS 395'te parçalanmasıyla Doğu Roma (Bizans) sınırları içinde kalan yerleşim, daha önceki devirlerde Mordiaum ismiyle anılmış, yapılan çalışmalar neticesinde ise buranın antik Apollonia kenti olduğu tespit edilmiştir. Kent, daha sonra burada yaşayan Aziz Zozimus'un sürülmesinin ardından onun adına atfen Sozopolis ismiyle anılmaya başlanmıştır. Selçuklu fetihlerinden önce ise Bizans ordusunda paralı askerlik yapan Kuman-Kıpçak Türkleri buraya yerleşmiş ve mensup oldukları Borlu boyunun ismini şehre vermişlerdir.
Selçuklu, Hamitoğulları ve Osmanlı Dönemleri
Uluborlu, 1074 tarihinde Selçuklu Türklerinin eline geçmiş, Bizans İmparatoru II. Ioannes Komnenos'un 1119-1120 yılındaki seferiyle yeniden Bizans'ın kontrolüne geçmiştir. II. Kılıç Arslan zamanında, 1176 yılında yapılan Miryakefalon Savaşı'nın ardından 1180 yılında kesin olarak Selçuklu egemenliğine girmiştir. 1182'de Kütahya ve Eskişehir'e kadar uzanan Selçuklu uç eyaletinin merkezi olan Uluborlu, müstahkem kalesiyle Selçuklu veliahtlarının eğitim aldığı ve meliklik görevlerini yerine getirdiği bir şehir konumuna gelmiştir. Hamitoğulları Beyliği'nin kuruluş sürecinde Dündar Bey önce Uluborlu'yu merkez yaparak kenti çeşitli açılardan imar etmiştir. 1361 yılında Osmanlı topraklarına katılan şehir, 1403'te Timur tarafından ele geçirilmiş, kalesi toprak seviyesine kadar yıkılmıştır. Osmanlı döneminde Hamid Sancağı'nın bir kazası olan Uluborlu, 1911 yılındaki büyük yangından sonra ovaya taşınmaya başlamış ve bu süreç cumhuriyet döneminde, 1935 yılında belediye tarafından verilen kararla hayata geçirilmiştir.
Milli Mücadele Dönemi ve İstiklal Madalyası Rekoru
Milli mücadelenin başladığı yıllarda Hafız İbrahim Demiralay'ın talimatıyla Uluborlu'da, Kaymakam Said Bey'in başkanlığında Uluborlu Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuştur. Uluborlu, Türkiye için rekor teşkil edecek şekilde 220 yedek subayla I. Dünya Savaşı'na ve Türk Kurtuluş Savaşı'na katılmıştır. Sahip olduğu 242 İstiklal Madalyası ile Uluborlu, Türkiye genelinde en çok İstiklal Madalyasına sahip olan ilçedir. Tarihi süreçte Konya vilayetine bağlı olan Uluborlu, 1924 yılından itibaren Isparta vilayetine bağlı bir ilçe olmuştur.
Modern Meyvecilik ve Dünyaca Ünlü Kirazlar
Uluborlu halkının gelir kaynaklarının başında sulu tarım gelmektedir. 1977 yılında inşa edilen Uluborlu Barajı'ndan sonra meyve üreticiliği modern yöntemlerle yapılarak büyük gelişme göstermiştir. İlçede elma, ayva, armut ve özellikle kiraz yetiştirilmektedir. Şehrin genel görünümü, kiraz ve elma ağaçlarından oluşan adeta bir orman içindeki yerleşim yeri gibidir. Yaklaşık 30-35 yıl önce üretimine başlanan Uluborlu kirazının önemli bir kısmı İngiltere, Almanya, Hollanda ve Belçika gibi ülkelere ihraç edilmektedir. İlçede 17 tür kiraz yetişmekte olup, en önemli özellikleri dayanıklılığı, kalitesi ve kendisine has lezzetidir. Üst düzey kalitesi ve fiyatı nedeniyle yurt içinde satılamayan bu kirazlar tamamen yurt dışı pazarlara ihraç edilmektedir. Haziran ayının son haftasında başlayan kiraz hasadıyla birlikte ilçeye geçici tarım işçileri gelmektedir.