Türkiye İstatistik Kurumu'nun Tarihçesi
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), köklü bir geçmişe sahiptir. Osmanlı döneminde ilk olarak 1891 yılında Merkezi İstatistik Encümeni adıyla faaliyetlerine başlamıştır. Cumhuriyet dönemine gelindiğinde ise kurum, 25 Nisan 1926 tarihli ve 3517 sayılı "Merkezi İstatistik Dairesi Hakkındaki Talimatnamenin Meriyetine Vaz'ına Dair Kararname" ile Merkezi İstatistik Dairesi adı altında resmen kurulmuştur.
Zaman içerisinde kurumun yapısında ve adında çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. 1930 yılında dairenin tüm görevleri yeniden düzenlenerek adı İstatistik Umum Müdürlüğü olarak değiştirilmiştir. Daha sonra 1962 yılında Devlet İstatistik Enstitüsü adını alan kurum, en son 18 Kasım 2005 tarihi itibarıyla Türkiye İstatistik Kurumu adını almıştır.
TÜİK'in Görevleri ve Yetkileri
Türkiye İstatistik Kurumu, Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığıyla ilişkili bir araştırma kurumudur. Kurumun temel görevleri arasında 5429 sayılı Kanunda belirtilen programı hazırlamak, belirlenen istatistikî faaliyetleri yürütmek ve resmî istatistiklerin üretiminde kullanılacak ulusal ve uluslararası standartları belirlemek yer almaktadır. Ayrıca ülkenin ekonomi, sosyal, demografi, kültür, çevre, bilim ve teknoloji alanlarındaki istatistiksel verilerini derlemek, analiz etmek ve yayımlamakla yükümlüdür.
İdari Yapılanma ve Teşkilat
Merkezi Ankara'da bulunan kurumun, Türkiye genelinde faaliyet gösteren 26 tane Bölge Müdürlüğü bulunmaktadır. Kurum, istatistikî bilgilerin güvenli bir şekilde saklanmasını, kullanıcıya sunulmasını ve uluslararası düzeyde karşılaştırmalar yapılması amacıyla diğer ülkelerin veya ülke gruplarının göstergelerini takip edilmesini koordine etmektedir.
Yakın Dönem Gelişmeleri ve Tartışmalar
Kurum, yakın dönemde bazı kamuoyu tartışmalarıyla da gündeme gelmiştir. 2021 yılının Aralık ayında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından TÜİK Başkanı ile görüşmek istemiş ancak randevu verilmemesi üzerine kurmayları ile birlikte TÜİK Başkanlığı'na gitmiştir; fakat kurum yönetimi kapıları açmamıştır. Ayrıca, 2022 yılından itibaren TÜFE kapsamındaki madde fiyatlarının paylaşılmaması ve bunun enflasyon hesabında hatalara yol açtığı yönündeki eleştiriler, sendikaların ve ekonomi yazarlarının araştırmalarıyla 2024 yılının Temmuz ayında yeniden yoğunlaşmıştır.