Turhal Kalesi, Tokat ilinin Turhal ilçesinde yer almaktadır. Kale, ova tabanından yaklaşık 180 metre yükseklikteki dik ve sarp bir kaya bloğunun üzerine kurulmuştur. Bu stratejik konumundan dolayı hem Turhal ilçesine hem de ovaya hâkim bir durumdadır. Kalenin yakınında ise Yeşilırmak nehri bulunmaktadır. Yapımında taş malzeme kullanılan kale, günümüzde korunmuş durumdadır.
Tarihi ve Arkeolojik Araştırmalar
Turhal Kalesi, tarih boyunca seyyahlar, misyonerler, epigraflar, arkeologlar, sanat tarihçileri, tarihçiler ve filologlar gibi çeşitli alanlardan uzmanlar tarafından ziyaret edilmiş ve araştırılmıştır. Kale hakkında bilinen en erken bilgi, 17. yüzyılda ünlü gezgin Evliya Çelebi tarafından aktarılmıştır. Evliya Çelebi, Turhal Kalesi'ni sağlık açısından elverişsiz bir yapı olarak tanımlamıştır.
Bilim İnsanlarının İncelemeleri ve Bulgular
Zaman içinde birçok uzman kalede arkeolojik incelemeler gerçekleştirmiştir. İngiliz jeolog William John Hamilton, kalede dağın merkezine doğru uzanan bir geçit bulunduğunu, zirveye çıkan merdivenlerin sağlam, aşağıya inen merdivenlerin ise bozuk olduğunu belirtmiştir. Hamilton ayrıca kaleyi, antik dönem havası taşıyan büyük taş bloklardan oluşan bir yapı olarak tanımlamıştır. Fransız arkeolog Charles Texier ise kaleyi Orta Çağ'dan kalma bir yapı olarak değerlendirmiş, Hamilton'un gözlemlerine benzer şekilde çıkış merdivenlerinin kusursuz, iniş merdivenlerinin ise çıkıntılı olduğunu ifade etmiştir. Amerikan misyoner Henry John van Lennep de kalenin duvarlarının zaman içinde harap hale geldiğini belirterek buranın antik Gaziura kentiyle özdeşleştirilebileceğini söylemiştir.
Alman oryantalist Andreas David Mordtmann kalede Antik Çağ'a ait basamaklı bir tünel dışında başka bir kalıntıya rastlamadığını, mevcut yapıların modern taş işçiliğini yansıttığını dile getirmiştir. Alman kâşif ve bilim insanı Heinrich Barth ise kalenin yalnızca hisar kapısı ve bazı duvarlarının harabe halinde olduğunu, diğer kısımların sonradan inşa edildiğini bildirmiştir. İngiliz arkeolog J. A. R. Munro kalede Yunanca yazıtlar tespit etmiş; Alman kimyager ve amatör arkeolog Waldemar Belck de bu tespitleri destekleyerek kalede Yunanca yazıtlar bulunduğunu ve su sağlamak için bir tünelin var olduğunu doğrulamıştır. İngiliz arkeolog David George Hogarth kaleyi yüksek bir kayanın üzerinde yer alan, harap durumda fakat görsel açıdan etkileyici bir yapı olarak tanımlamıştır. İngiliz antik tarih profesörü J. G. C. Anderson zirve bölümünün Bizans dönemine ait olduğunu, diğer yapıların ise daha erken bir döneme tarihlendiğini belirtmiştir. Cizvit misyoner Guillaume de Jerphanion kaleyi stratejik bir konumda yer alan ve içinde büyük tahıl silolarının bulunduğu bir yapı olarak tarif etmiştir. Alman arkeolog H. H. Von der Osten kalenin Bizans dönemine ait olduğunu ve Yunanca yazıtlar içerdiğini belirtirken, Belçikalı filolog Henri Grégoire Turhal'ı antik Gaziura kenti olarak tanımlamıştır. Son olarak İngiliz arkeolog G. E. Bean kalede aşınmış bir yazıt bulmuş ve bu yazıta dayanarak kalenin Demir Çağına ve Klasik Döneme ait seramiklerle bağlantılı olduğunu ifade etmiştir.