Türbetepe ve 4203 Sefer Sayılı Uçuş Kazası
Türbetepe, Isparta'nın Keçiborlu ilçesine bağlı Çukurören ve Kılıç köyleri arasında yer alan, 1.830 metre rakımlı ve üzerinde bir orman gözetleme kulesi barındıran bir coğrafi alandır. Bu tepe, 30 Kasım 2007 tarihinde Türkiye sivil havacılık tarihinin en acı kazalarından birine sahne olmuştur. İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan Isparta Süleyman Demirel Havalimanı'na gitmekte olan Atlasjet'in 4203 sefer sayılı iç hat uçuşunu gerçekleştiren McDonnell Douglas MD-83 tipi uçak, inişe geçtiği sırada bu bölgeye düşmüştür.
Kaza Bölgesi ve Kayıplar
Kaza sonrasında uçağın enkazı Türbetepe'deki orman gözetleme kulesine yakın bir noktada bulunmuştur. İki parçaya ayrılan uçağın gövdesi ve arka kısmı ayrı yerlere düşmüş, kokpit kısmı da gövdeden ayrılmıştır. Isparta Valisi Şemsettin Uzun, uçağın enkazının bulunduğu yerin havalimanına iniş rotası üzerinde yer almadığını belirterek durumun anlaşılmasının güç olduğunu ifade etmiştir. Kaza neticesinde 50 yolcu ve 7 mürettebat olmak üzere uçaktaki 57 kişinin tamamı hayatını kaybetmiştir. Hayatını kaybedenler arasında, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi'ndeki bir fizik konferansına katılmak üzere uçuşta bulunan nükleer fizikçiler Engin Arık, Fatma Şenel Boydağ ve beraberlerindeki 4 akademisyen de bulunmaktadır.
Teknik İncelemeler ve Kazanın Nedenleri
Kazanın ardından bölgede uçağın uçuş bilgilerini ve kokpit seslerini kaydeden CVR ile FDR cihazları (kara kutular) bulunmuş ve çözümlenmek üzere Almanya'ya gönderilmiştir. İlk analizler pilotaj hatasına işaret etmiş, pilotların yön tayinlerinin bozulması sonucu rotadan saptıkları belirtilmiştir. Ancak Kanadalı uzman Max Vermij, pilotaj hatasını yetersiz bularak donanım arızası ihtimali üzerinde durmuştur. Ulaştırma Bakanlığı'nın onayladığı resmi raporda ise kazanın sebepleri arasında pilotların yorgun ve deneyimsiz olması, alçalma usullerini doğru kullanmamaları ve uçağın yer yaklaşım ikaz sisteminin (EGPWS) arızalı olması gösterilmiştir. Sistem arızalı olduğu için pilotlar ikaz edilememiş ve kör uçuş gerçekleşmiştir.
Hava Trafik Kontrolü ve Sabotaj İddiaları
Resmi rapora göre, inişe geçerken uçağın flaplarının açılmamış olması pilotların dikkatini dağıtmış olabilir. Ayrıca zemin karanlık olduğundan pilotların yer-gök ayrımını yitirdikleri 'kara delik etkisi' adı verilen yanılsamanın da oluşmuş olabileceği belirtilmiştir. Trafik kontrol kulesinin iniş izni istendikten 10 dakika 23 saniye sonra cevap vermesi ise hava trafik kontrolündeki bir aksaklık olarak rapora geçmiştir. Kazanın hemen ardından, uçakta hayatını kaybeden nükleer fizikçi Engin Arık'ın Türkiye'de CERN benzeri bir parçacık hızlandırma laboratuvarı kurma projesi üzerinde çalışıyor olması sebebiyle sabotaj iddiaları da gündeme gelmiştir.