Doğal Sınırlar Arasında Bir Plato: Tufanbeyli'nin Coğrafi Yapısı
Tufanbeyli, Adana ilinin engebeli ve yüksek plato coğrafyasıyla öne çıkan bir ilçesidir. Nur Dağları'nın devamı olan Binboğa Dağları ve Batı Toroslar'ın uzantısı olan Tahtalı Dağları arasında yer alan ilçe, kırık arazi yapısına sahip yüksek bir plato görünümündedir. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 1.424 metre olan bölgede, yüksekliği 3000 metrenin üzerine çıkan dağlık alanlar bulunmaktadır. Seyhan Nehri'nin kollarından biri olan Göksu Irmağı, ilçeyi kuzeyden güneye doğru ikiye bölmektedir. Tufanbeyli'ye karayolu ulaşımı; güneyden Obruk Beli Geçidi, doğudan Kan Geçidi ve batıdan Gezbeli Geçidi ile sağlanmaktadır. Karasal iklimin hüküm sürdüğü bu engebeli coğrafyada yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve yağışlı geçmektedir. Bitki örtüsü yönünden genel olarak fakir olan ilçenin kuzey kesimlerindeki dağlık alanlarda çam, sedir, köknar ve ardıç ormanları yer almaktadır.
Tarihin Dönüm Noktası: Şar Köyü (Comona) ve Kizzuwatna Krallığı
Tufanbeyli ilçe sınırları içerisinde yer alan en önemli tarihi yerleşim, antik dönemde Comona olarak anılan bugünkü Şar Köyü'dür. Hitit döneminin en önemli merkezlerinden biri olan Comona, o dönem Kizzuwatna Krallığı'nın sınırları içerisindeydi ve dini bir devlet niteliği taşımaktaydı. İç işlerinde bağımsız, dış işlerinde ise Hitit Krallığı'na bağlı olan bu dini güce sahip devlette önemli tarihi olaylar cereyan etmiştir. Hitit kralları, halk üzerindeki etkilerini artırmak amacıyla Kizzuwatna Krallığı'ndan kızlarla evlilikler gerçekleştirerek bu dini gücü kullanırlardı. Nitekim tarihin ilk yazılı anlaşması olan ünlü Kadeş Anlaşması; Hitit Kralı III. Hattuşili, Mısır Firavunu II. Ramses ve Hitit Kralı'nın eşi olan (Kizzuwatna Kralı'nın kızı) Kraliçe Puduhepa arasında imzalanmıştır. Şar Köyü sınırlarında bugün de ayakta duran Ala Kapı, Kırık Kilise ve Antik Tiyatro gibi kalıntılar; Hitit, Roma ve Bizans dönemlerinin köklü izlerini yansıtmaktadır.
Karamanoğulları'ndan Kuvay-i Milliye'ye Uzanan Tarih
Tufanbeyli'nin yerel tarihi ve nüfus yapısı da köklü geçmişinden izler taşımaktadır. Bölgeye yerleşen ilk soy olan Keçeler, aslen Karamanoğulları Beyliği'nden gelen, kökeni Oğuz Türklerine dayanan ve özellikle Avşar boyuna mensup olan bir Türkmen topluluğudur. Anadolu'ya göç eden bu topluluk, bölgede tarım ve hayvancılık faaliyetleriyle uğraşarak yerel gelişime katkı sağlamıştır. İdari yapı bakımından 1958 yılına kadar "Mağara" adıyla Saimbeyli ilçesine bağlı bir bucak olan yerleşim, bu tarihte merkezi Höketçe olmak üzere yine "Mağara" adıyla ilçe statüsü kazanmıştır. İlçe, 1965 yılında Çukurova bölgesi Kuvay-i Milliye komutanlarından Aydınoğlu Osman Tufan Bey'in anısına izafeten bugünkü "Tufanbeyli" adını almıştır.
İlçenin Ekonomik Yapısı, Tarım ve Sosyal Hayat
Tufanbeyli halkının geçim kaynakları coğrafi ve yer altı kaynaklarının yapısına göre şekillenmiştir. Ekonomik ilişkiler yönünden Kozan ve Kayseri illerine bağlı olan ilçede, kırsal kesimlerde temel geçim kaynağını tarım ve hayvancılık oluşturmaktadır. Ekilebilir arazilerin daha yoğun bulunduğu güney ve güneydoğu bölgelerinde buğday, şekerpancarı, fasulye, nohut ve patates tarımı çoğunluğu oluştururken, son yıllarda meyvecilik alanında da adımlar atılmaktadır. İlçe su kaynakları bakımından zengin olmasına karşın, bu kaynakların tarımsal kullanım yönü zayıftır. Bunun yanında, bölgede yer alan geniş linyit sahaları enerji sektörünün ilgisini çekmiş ve kömürlü termik santraller kurulmasını sağlamıştır. Günümüzde yöre halkının önemli bir bölümü dolaylı ya da doğrudan bu santraller vasıtasıyla geçimini idame ettirmektedir.