MÖ 400'lerden Günümüze Uzanan Köklü Bir Tarih
Karadeniz Bölgesi'nin Doğu Karadeniz Bölümü'nde, Gümüşhane iline bağlı olan Torul, derin tarihi geçmişiyle dikkat çeken önemli bir yerleşim yeridir. Bölgenin tarihi kaynaklarda ilk kez geçtiği belge, MÖ 400'lerde kaleme alınan Ksenofon'un ünlü eseri Anabasis (Sefer/Onbinlerin Dönüşü)'dir. Ksenofon, Torul-Tonya bölgesinde Kolkh halklarından Dril adlı savaşçı bir kabilenin yaşadığını ve bu kabilenin Antik Yunan kolonicilerin amansız düşmanı olduğunu belirtmektedir. MS 130'larda ise Roma İmparatorluğu'nun Kapadokya Valisi Arrianus, İmparator Hadrianus'a sunduğu raporda bu kabileden bahsederek, Dril kabilesinin bölgede yaşayan diğer Laz/Tzan/Tzani topluluklarıyla aynı olduğunu vurgulamıştır. İlçenin ismi olan Torul'un (Dorila) da büyük bir ihtimalle Lazlarla ilişkili olduğu düşünülmektedir.
Zigana Vadisi'nin Kilidi: Torul Kalesi ve Osmanlı Dönemi
Orta Çağ ve sonrasında stratejik önemini koruyan bölgeye 1404 yılında gelen Papalık elçisi Ruy González de Clavijo, Torul'un Kabasitas ailesinin kontrolünde olduğunu ve Çepnilerin Torul civarında kaleler inşa ederek yoğun şekilde sınırlara konuşlandığını aktarmıştır. Bizans Dönemi'nde Zigana Vadisi'nin bir bölümünü kontrol altında tutan ve Torul Kalesi'nde ikamet eden Kabasitas ailesi, Osmanlı kuvvetlerinin Zigana Vadisi'ni kontrol altına almak amacıyla düzenlediği sefer sırasında kaleyi terk etmiş ve şehir 1481 yılında Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Osmanlı idaresinde Trabzon sancağına bağlı bir nahiye olan Torul'un, 15. ve 16. yüzyıllarda nahiye merkezinin Ardasa yerleşimi olduğu düşünülmektedir. Bölge, madencilik ve imar faaliyetleriyle zamanla büyük göçler alarak gelişmiştir.
Harşit Çayı Kenarında Benzersiz Bir Coğrafya ve İklim
Coğrafi yapısı bakımından dağlık bir araziye sahip olan Torul, deniz seviyesinden ortalama 940 metre yükseklikte, Harşit Çayı kenarında ve Trabzon-İran transit yolu üzerinde kurulmuştur. Nivene, Çitderesi ve Köstere dereleri ile beslenen ve Tirebolu'dan denize dökülen Harşit Çayı, ilçenin en önemli akarsuyudur. Yağışın orman bitkilerinin yetişmesine son derece elverişli olması sebebiyle ilçenin bitki örtüsünü zengin ormanlar oluşturmaktadır. Aksüt Yaylası, Altınpınar Yaylası, Koli ve İstemdam gibi yaylalar bölgenin öne çıkan doğal güzellikleri arasındadır. Bölgede, kışları sert, yazları ise ılık geçen az yağışlı bir Doğu Karadeniz dağ iç iklimi hakimdir.
Zengin Doğu Karadeniz Lezzetleri ve Canlı Kültür
Torul, Doğu Karadeniz mutfak kültürünün en seçkin örneklerini barındırır. Yöre genelinde pestil, köme, kuymak, siron, evelik dolması, erişte pilavı, kete, lor dolması, su böreği, keşkek, sütlü aş, fırın pidesi, tandır ekmeği, kartol yahnisi ve pancar çorbası gibi geleneksel lezzetler severek tüketilmektedir. Kültürel yaşamın en coşkulu yansımaları olan halk oyunlarında ise kemençe ile davul-zurna eşliğinde oynanan Horon ve Bar başı çekmektedir. Bölgede sıklıkla icra edilen oyunlar arasında Sıksara, Rum Diki, İki Ayak, Mavrengel, Hey Mustafa, Temirağa, Sallama, Sarıkız, Düz Horon, Beş Ayak, Hoşbilezik ve Tamzara yer almaktadır. Günlük konuşma dili ise Erzurum-Trabzon ağzı ile benzerlik gösteren kendine özgü bir yapıya sahiptir.