İstanbul'un Efsanevi Tarihi: Tokatlıyan Oteli
İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde, İstiklal Caddesi (eski adıyla Cadde-i Kebir) üzerinde yer alan Tokatlıyan Oteli, 1909 yılında hizmete girmiş oldukça önemli bir tarihi yapıdır. Döneminde Avrupa ve Ortadoğu'nun en lüks otelleri arasında gösterilen bu görkemli bina, Pera Palas'tan sonra İstanbul'un en büyük ikinci oteli olma unvanını taşımaktaydı. Ünlü mimar Alexandre Vallaury tarafından inşa edilmiş olan bu benzersiz mimari eser, günümüzde yerini Tokatlıyan İşhanı'na bırakmış olup, bu işhanının ikinci katında günümüzde farklı disiplinlerden sanatçıların çalıştığı atölyeler faaliyet göstermektedir.
Geçmişten Günümüze Binanın Kuruluş Öyküsü
Tokatlıyan Oteli'nin üzerinde bulunduğu arazi, geçmişte Şark Tiyatrosu'nun yer aldığı ve mülkiyeti Üç Horan Ermeni Kilisesi'ne ait olan bir alandır. Şark Tiyatrosu binasının 1883 yılında tramvay yolu döşenirken yıkılması ve yerine yapılan yeni tiyatronun da 1892'deki yangında kül olması üzerine, Kapalıçarşı'da lokanta işleten Tokatlı Mıgırdiç Tokatlıyan Efendi vakfa başvuruda bulunmuştur. İnşaatına 7 Nisan 1893 tarihinde başlanan lokanta, 1 Ocak 1885 tarihinde Cafe-Restaurant Splendide adıyla faaliyete geçmiştir. Daha sonra kilise vakfıyla yapılan anlaşma doğrultusunda burası 160 odalı görkemli bir otele dönüştürülmüş ve 1909 yılında Hotel Splendite adıyla kapılarını açmıştır. Kısa bir süre sonra ise tesisin adı Hotel M. Tokatlıyan olarak değiştirilmiştir.
Neoklasik Mimari ve Altın Çağ
Mimar Alexandre Vallaury tarafından neoklasik üslupta tasarlanan tarihi bina, orijinalinde kubbeli ve dört katlı olarak inşa edilmiş, sonradan üzerine iki kat daha eklenmiştir. Yüksek tavanlı salonları, geniş odaları ve otelin kendi özel armasını taşıyan gümüş yemek takımlarıyla efsaneleşen yapının giriş bölümünde popüler bir kafe ve lokanta bulunmaktaydı. Birinci Dünya Savaşı öncesindeki dönemde büyük başarı yakalayan otelin balo salonları son derece önemli davetlere ev sahipliği yapmış, Cadde-i Kebir'i izleme imkanı sunan lokali ise dönemin en gözde sosyal buluşma noktalarından biri haline gelmiştir. İşgal yıllarında İngiliz, Fransız ve İtalyan subaylarını ağırlayan otelin işletmesi, 1919 yılında Tokatlıyan Efendi'nin Sırp asıllı damadı Medovitch'e geçmiştir.
Cumhuriyet Dönemi, Ünlü Konuklar ve Dönüşüm
Cumhuriyetin ilanından sonra yeniden parlak bir döneme adım atan otel, Beyoğlu'ndaki konsolosluk mensupları ve azınlıkların ilgisiyle canlılığını korumuştur. Otelde konaklayan dünyaca ünlü isimler arasında Rusya'dan sürgün edilerek 1929'da İstanbul'a gelen Lev Troçki, ünlü şarkıcı Josephine Baker, Arabistanlı Lawrence ve edebiyat kuramcısı Leo Spitzer yer almaktadır. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk de 1927 senesinde yedi, 1929 senesinde ise bir kez Tokatlıyan Otelleri'ni ziyaret etmiştir. İkinci Dünya Savaşı yıllarında değişen yönetim şartlarının ardından otel, 1944'te İbrahim Gültan'a devredilmiş ve 1950'lerin başında adı Konak olarak değiştirilmiştir. 1958 yılında tahliye edilen bina işhanına dönüştürülmüştür. Otelin ayrıca 1914 yılında açılan ve Boğaz'ın en görkemli yapılarından biri olan Tarabya yazlık şubesi de bulunmaktaydı; ancak bu şube 1954 yılında yanmış ve yerine günümüzdeki Büyük Tarabya Oteli inşa edilmiştir.