Gaziantep ilinin İslahiye ilçesinin 10 km. doğusunda yer alan Tilmen Höyük, Karasu Irmağı kollarıyla çevrili bir arazide, 225 metre çapında ve 21 metre yükseklikte konumlanan görkemli bir arkeolojik yerleşimdir. Sakçagözü Ovası'nın batı kenarında bulunan ve bu ovadaki ellinin üzerinde höyük arasında en büyüklerden biri olan yerleşmede yaşam MÖ 4. binyılda başlamış ve MÖ 3. binyıl sonlarında büyük bir kent halini almıştır. Kentin en parlak dönemi ise MÖ 18. – 15. yüzyıllar arasında yaşanmıştır. Buluntular, Tilmen Höyük'ün Kuzey Mezopotamya ile Anadolu arasında kültürel teması sağlayan son derece önemli bir bağlantı noktası olduğunu göstermektedir.
Tarihsel Tabakalanma
Tilmen Höyük'te yürütülen araştırmalar sonucunda yeniden eskiye doğru İslam Dönemleri, Roma - Bizans Dönemi, Demir Çağı (MÖ 1. binyıl), Orta Tunç Çağı (MÖ 2.000 – 1.500), Erken Tunç Çağı (MÖ 3. binyıl) ve Geç Kalkolitik Çağ (MÖ 3.400 – 3.000) olmak üzere zengin bir tabakalanma saptanmıştır. Saptanan bu dört ana uygarlık evresinden Roma, Bizans ve İslami dönemler mimari bir bulgu vermemekte; seramik ve diğer bazı küçük buluntularla tespit edilmektedir.
Görkemli Taş Mimari ve Anıtsal Kapılar
Höyükteki yapıların neredeyse tamamı civarda bolca bulunan bazalt taşından harçsız olarak yapılmış olup, kerpiç malzeme sadece duvarların üst kısımlarında tercih edilmiştir. Bu özgün yapısıyla höyük neredeyse yarı yarıya taştan oluşmuş bir görünüme sahiptir. MÖ 2. binyıl sonu ile 1. binyıl başlarına tarihlenen iç ve dış surların doğu tarafındaki anıtsal kapısının hemen yanında iki adet bazalt kapı aslanı bulunmuştur ve bu kapının kentin asıl giriş kapısı olduğu düşünülmektedir. Kent surları yer yer dörtgen planlı kulelerle desteklenmiş olup, höyüğün kuzeybatı ve güneybatısında daha küçük boyutlu iki kapı daha bulunmaktadır. Ayrıca yerleşmenin kuzeydoğu kesiminde 17 basamak ve rampayla çıkılan 8 metre yükseklikte dairesel planlı kuleler açığa çıkarılmıştır.
İç ve Dış Kent Yapısı ile Saray Kompleksi
Orta Tunç Çağı'nda Tilmen Höyük iç kent ve çevresini saran dış kent olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır ve bu iki alan iç içe iki sur hattıyla korunmaktadır. Dış surda doğu, batı ve kuzey kesimlerinde üç adet, iç surda ise doğu kesiminde bir adet anıtsal kapı mevcuttur. Bu dönemde ortaya çıkarılan iki evreli saray kompleksi, kentin siyasi gücünü temsil etmektedir. İlk evre saray yapıları taş döşeli bir alan etrafında dikey yükselen ve ikisi ikişer katlı olan dört bağımsız birimden oluşurken; bir sonraki evrede saray yapıları çok büyük taşlardan inşa edilmiş üç bağımsız birim olarak şekillenmiştir. Bu anıtsal saray yapısı, Amik Ovası'ndaki Alalah Höyüğü'nün 7. yapı katındaki saraya büyük benzerlik göstermektedir. Mari'de (Tel el-Hariri) bulunan çivi yazılı kil tabletlerde geçen, Yamhad Krallığı'nın 20 krallıktan oluşan bir birlik olduğuna dair bilgiler ışığında, Tilmen'in Erken Tunç Çağı MÖ 2. binyılda Yamhad'ın bu 20 krallığından biri olduğu düşünülmektedir.
Kazı ve Yenileme Çalışmaları
Tilmen Höyük'teki ilk kazı çalışmaları 1959 yılında Prof. Dr. Uluğ Bahadır Alkım başkanlığında başlatılmış ve 1964 yılına kadar aralıksız sürdürülmüştür. Gedikli Karahöyük kazılarının tamamlanmasının ardından 1969 yılında Tilmen Höyük kazılarına yeniden başlanmış ve bu dönem 1972 yılında son bulmuştur. İkinci dönem kazıları ise 2005 yılında İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. Refik Duru ile Roma "La Sapienza" ve Bolonya Üniversitesi'nden N. Marchetti'nin katılımıyla başlatılmıştır. Günümüzde büyük bir bölümü kazılarla ortaya çıkarılan yerleşmedeki restorasyon çalışmaları, Prof. Dr. Refik Duru yönetiminde Gaziantep Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü'nce yürütülen "Tilmen Höyük Onarım ve Çevre Düzenlemesi Projesi" kapsamında devam etmektedir.