Köklü Tarihiyle İstefani'den Tefenni'ye
Burdur ilinin güneybatısında yer alan Tefenni, kökleri MÖ 800-500 yılları arasına uzanan son derece köklü bir geçmişe sahiptir. Antik dönemde ve Bizans çağında İstefani köyü adıyla kurulan yerleşim, 13. yüzyıla kadar Bizans yönetiminde kalmıştır. Bu yüzyıldan itibaren sırasıyla Türkmenlerin, Selçuklu Hanedanının ve Osmanlı İmparatorluğu'nun idaresine giren bölge, Anadolu'nun zengin kültürel sentezini bünyesinde barındırmaktadır. 1882 yılında yörede meydana gelen büyük depremin ardından eski yerleşim alanı tamamen terk edilmiş ve ilçe bugünkü konumuna taşınmıştır. Tarihler 1886 yılını gösterdiğinde ise İstefani adı değiştirilerek Tefenni ismiyle resmi bir kaza statüsü kazanmıştır.
Coğrafi Konum, Geçit İklimi ve Eşsiz Doğası
Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 1.163 metre olan Tefenni, toplam 582 km²lik bir yüzölçümüne sahiptir. İlçenin batı kesimi tamamen ormanlarla kaplı olup, coğrafyanın en yüksek noktasını görkemli Eşeler Dağı oluşturmaktadır. Akdeniz Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi arasında doğal bir geçiş noktasında konumlanması sebebiyle, her iki bölgenin de iklimsel özelliklerini yansıtır. Yaz aylarının sıcak ve kurak, kış aylarının ise soğuk ve yağışlı geçtiği ilçede hava sıcaklıkları genel olarak -21 ile +36 derece arasında değişkenlik gösterir. Sürekli akan büyük nehirleri bulunmayan ilçede, yazın kuruyan çok sayıda çay niteliğinde akarsu ile tarımsal sulamayı destekleyen Tefenni, Başpınar, Beyköy, Hasanpaşa ve Yeşilköy göletleri yer almaktadır.
Şifalı Barutlu Su ve Üç Medeniyetin Kapıları
Tefenni'nin en dikkat çekici doğal zenginliklerinden biri, ilçe merkezine 7 km mesafede bulunan Haraplanlı mevkiindeki İçme Deresi kaynağından çıkan şifalı Barutlu Su'dur. Bünyesinde barındırdığı serbest hidroksil iyonları, hafif kükürt ve bromür ile kendine has bir tat ve kokuya sahip olan bu su, böbrek taşı ve kumlarını dökme özelliğiyle bilinmektedir. Barut kokusuna benzer karakteristik kokusu sebebiyle halk arasında bu isimle anılan şifalı suyun sertlik derecesi 1,5, sıcaklığı ise 18,1 derecedir. İlçenin kültürel zenginliğini ve köklü tarihini simgeleyen bir diğer önemli unsur ise belediye tarafından yaptırılan ve üç büyük Türk medeniyetini temsil eden görkemli giriş kapılarıdır. Selçuklu Kapısı'nın kitabesinde Oğuz Töresi, Osmanlı Kapısı'nda Şeyh Edebalı Hazretlerinin Osman Gazi'ye vasiyeti ve Cumhuriyet Kapısı'nda ise Mustafa Kemal Atatürk'ün Çanakkale Vecizesi yer almaktadır.
Gelişen Tarım, Hayvancılık ve Sosyo-Kültürel Hayat
Ekonomisi ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılığa dayanan Tefenni'de, 120.000 dekarı sulu olmak üzere toplam 200.000 dekar tarım alanı işlenmektedir. Başta en önemli meyve ürünü olan elma olmak üzere buğday, arpa, anason, şeker pancarı, haşhaş, nohut ve patates gibi geniş bir ürün çeşitliliği yetiştirilmektedir. İlçe merkezindeki özel sektöre ait 6 adet mermer fabrikası, krom madenleri ve krom eleme tesisleri sanayi kollarını oluşturur. Eğitime ve kültüre son derece önem verilen ilçede okuma yazma oranı %99 gibi rekor bir seviyededir. Türkiye'nin devlet okuluna yapılan ilk halı sahasına (Namık Kemal İlköğretim Okulu) ev sahipliği yapan Tefenni'de, aynı zamanda zengin bir kültür, sanat ve oyuncak müzesi de ziyaretçilerini beklemektedir.