Surp Garabet Manastırı (Ermenice: Մշո Սուրբ Կարապետ վանք, Mšo Surb Karapet vank'), Türkiye'nin Muş ilinin yaklaşık 30 km kuzeybatısındaki Taron bölgesinde bulunan ve 4. yüzyılda inşa edilmiş olan son derece köklü ve tarihi bir Ermeni manastırıdır. Batı Ermenistan'ın en önemli manastırı olarak kabul edilen bu yapı, Eçmiadzin'den sonra dünyadaki en önemli ikinci Ermeni manastırı olarak bilinir. Tarihsel süreçte Taron bölgesinin dini merkezi ve büyük bir hac mekanı olan manastır, 12. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar Taron'un episkoposluk makamı olma görevini üstlenmiştir.
Manastırın İsmi ve Tarihi Kökeni
"Surp Garabet" ismi Türkçe karşılığıyla "Kutsal Müjdeci" anlamına gelmekte olup doğrudan Vaftizci Yahya'yı işaret etmektedir. Tarihsel inanışlara göre, 4. yüzyılın başlarında Aydınlatıcı Grigor tarafından Vaftizci Yahya'nın kutsal kalıntıları bu bölgeye saklanmıştır. İlerleyen dönemlerde manastır, kendilerini Vaftizci Yahya'nın kutsal savaşçıları ilan eden Mamikonyanlar sülalesinin önemli bir sığınağı haline gelmiştir. Manastır tarih boyunca birçok farklı isimle de anılmıştır. Zenob Glak'a ithafen "Glak manastırı" anlamına gelen Glakavank (Glaka vank veya Klaga vank) bu isimlerin başında gelir. Ayrıca coğrafi konumu nedeniyle "Dokuz Kaynağın Manastırı" anlamına gelen Innakniyan vank ismiyle de bilinmektedir. Türkçe kaynaklarda ise yapıya sıklıkla Çanlı Kilise ya da Çengelli Kilise denilmektedir.
Mimari Gelişimi ve Yapısal Özellikleri
4. yüzyılda inşasına başlanan manastır, yüzyıllar boyunca sürekli olarak genişletilmiş, yenilenmiş ve 19. yüzyıla kadar gelişimini sürdürmüştür. Klasik Ermeni mimari biçiminde tasarlanan bu görkemli yapı grubu, dönemin en üst düzey taş işçiliği örneklerini barındırmaktaydı. Zengin taş oymaları ve mimari detaylarıyla seyahat edenlerin ve araştırmacıların ilgisini çeken manastırın tasarımı, bölgenin sanatsal ve kültürel birikimini en iyi yansıtan anıtlardan biriydi.
Yıkılışı ve Günümüzdeki Durumu
Surp Garabet Manastırı, 1915 yılındaki Ermeni Kırımı sırasında yakılmış, yağmalanmış ve ardından tamamen terk edilmiştir. Büyük bir yıkıma maruz kalan manastırın benzersiz taş işçiliği örnekleri ve yapı taşları, yörede yaşayanlar tarafından sökülerek evlerin yapımında kullanılmıştır. Günümüzde bu eşsiz manastırın taşlarının bir kısmı Çengilli köyü camisi dahil olmak üzere pek çok yerel binanın duvarlarında yer almaktadır. Bir zamanlar dünyaca ünlü bu görkemli manastırdan günümüze sadece birkaç duvar kalıntısı ve harabe halindeki taş yapılar ulaşabilmiştir. Manastırın bulunduğu tarihi sahada günümüzde Muş Merkez ilçesine bağlı Çengilli (Changli) köyü konumlanmıştır.