Süphan Dağı zirvesi, 23 Nisan 1959 tarihinde gerçekleşen ve askeri havacılık tarihine geçen 1959 Air Charter Türkiye kazası'nın meydana geldiği son derece önemli bir coğrafi alandır. İngiliz Air Charter şirketine ait, G-AGRH kuyruk kodlu ve "Zephyr" isimli Avro Super Trader IV kargo uçağı, Ankara'dan Bahreyn'e gitmek üzere havalanıp Güney Avustralya'daki Woomera Üssü'ne doğru ilerlerken Süphan Dağı zirvesine çarparak düşmüştür. Bu kazada uçakta yolcu bulunmazken, 12 kişilik erkek mürettebatın tamamı hayatını kaybetmiştir.
Gizemli Uçuş Koridoru ve Kaza Anı
Birleşik Krallık'tan yüklediği kargo yükünü Avustralya'daki Woomera Hava Üssü'ne taşımak üzere yola çıkan uçakta, 12 erkek personel ve Woomera Füze Üssü'ne ait gizli donanımlar bulunmaktaydı. Uçak, Ankara ve Tahran arasında, Ermenistan-Sovyetler Birliği sınırına yakın bir noktada bulunan ve Türkiye'nin en büyük gölü olan Van Gölü'nün ortasından geçen bir hava koridorunu kullanmaktaydı. Saat 08:14'te Gemerek'teki FL115 ve 08:59'da ise Elazığ'daki FL135 kontrol noktalarından geçen uçak, son mevki durum raporunu saat 09:26'da Muş üzerindeyken bildirmiş ve ardından rotasından saparak zirveye çarpmıştır.
RAF Ekibinin Zirvedeki Gizli Operasyonu
Uçağın enkazı, kazanın gerçekleşmesinden altı gün sonra Van Gölü'nün kuzeyindeki Süphan Dağı zirvesinde tespit edilmiştir. Lefkoşa'da konuşlu bulunan İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne (RAF) ait özel dağ arama kurtarma ekibinden altı askeri personel zirveye ulaşmıştır. Arama kurtarma ekibi, uçağın taşıdığı gizli evrakları toplamış ve uçağın kalan tüm sağlam parçaları ile donanımlarını yanlarında getirdikleri imha kalıpları yardımıyla patlatarak tamamen ortadan kaldırmıştır.
Kazanın Nedenleri ve Meteorolojik Faktörler
Yapılan değerlendirmeler sonucunda, aletlere göre seyir eden uçağın şiddetli rüzgâr nedeniyle normal rotasından sapıp kuzeyde bulunan Süphan Dağı'nın zirvesine çarptığı anlaşılmıştır. Kazada, rüzgâr şiddetinin öngörülenden çok daha fazla olması, Muş'ta meteorolojik duruma ilişkin sağlıklı bir tespit yapılamaması ve Van'daki mevcut koşulların iyi değerlendirilememesi etkili olmuştur. Ayrıca normalin altındaki düşük hava sıcaklıklarının yükseklik ölçme aygıtındaki değerleri saptırması ve uçak seyir hesaplamalarının eşgüdümsüz yapılması kazayı kaçınılmaz kılmıştır.