Süberde / Görüklük Tepe Höyüğü, Konya il merkezinin güneybatısında, Seydişehir ilçesinin 11 kilometre güneydoğusunda ve Gölyüzü (Süberde) köyünün 500 metre doğusunda yer alan tarihi bir höyüktür. Suğla Gölü'nün kuzeybatı kıyısındaki kalker bir yükselti üzerinde konumlanan bu tepe, 700 x 70 metre boyutlarında olup göl seviyesinden 30 metre yüksekliktedir. Arkeolojik yayınlarda en yakın yerleşim biriminin adıyla Süberde Höyüğü olarak anılan yerleşimin, yüzey buluntularına dayanarak yaklaşık 5 dönümlük bir araziye yayıldığı tahmin edilmektedir. Günümüzde yaz aylarında kuruyan Suğla Gölü'nün geçmişte yüksek seviyeli bir göl olduğu ve höyüğün göle uzanan bir burunda yer aldığı, buradaki topluluğun zengin çevre örtüsünden, av hayvanlarından ve gölden yararlandığı anlaşılmaktadır.
Arkeolojik Kazılar ve Tabakalanma
Höyük, ilk olarak 1963 yılında Columbia Üniversitesi adına bölgede Beyşehir – Suğla Gölü Yüzey Araştırması yürüten Ralph Solecki tarafından saptanmıştır. Yüzeyde toplanan farklı yontmataş endüstrisine ait buluntuların dikkat çekici olması nedeniyle 1964-1965 yıllarında New York Üniversitesi'nden Jacques Bordaz başkanlığında höyüğün doğu kesiminde kazılar gerçekleştirilmiştir. Yapılan kazı çalışmaları sonucunda üç ana tabaka tespit edilmiştir. En üstteki I. tabaka Osmanlı, Bizans, Roma, Helenistik, Frig ve Tunç Çağı dönemlerine aittir. II. ve III. tabakalar ise sırasıyla Üst ve Alt Prehistorik olarak tanımlanan Çanak Çömleksiz Neolitik dönemlerini temsil etmektedir.
Mimari Özellikler ve Günlük Yaşam
Kazılarda ortaya çıkarılan mimari yapıların, II. ve III. tabakalar için benzer olduğu görülmüştür. Yerleşimdeki konutlar dikdörtgen ya da kare planlı, bazı duvarları taş temel üzerine çamur kullanılarak örülen kerpiç tuğlalı yapılardan oluşmaktadır. Duvarlarında sıva kullanıldığına dair bir bilgi olmamakla birlikte, tabanların taş döşeme üzerine kil sıvalı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca III. tabakada 15–20 santimetre derinliğinde, içi çamurla sıvalı çukurlar ortaya çıkarılmıştır. İçlerindeki kül birikintisi ve çamur sıvanın ısıyla pişmiş olmasından dolayı bu yapıların ateş çukuru olarak kullanıldığı değerlendirilmektedir.
Tarihin En Eski İşlenmiş Maden Örnekleri ve Buluntular
Süberde Höyüğü'ndeki en heyecan verici buluntulardan biri, doğal olarak bulunan bakırın dövülmesiyle yapılan ufak aletler ve süs eşyalarıdır. Bu buluntular, arkeoloji dünyasında şimdilik bilinen en eski işlenmiş madeni örnekler olarak kabul edilmektedir. Yerleşimde yontmataş aletlerin yapımında kullanılan malzemenin yüzde doksanı obsidiyen, yüzde onu ise çakmak taşıdır. Aletler arasında ok uçları, kazıyıcılar ve orak-bıçaklar ağırlıktadır. Radyokarbon tarihleme sonuçlarına göre III. tabaka MÖ 7750 – 6650 yılları arasına tarihlenmekte olup, yerleşimde tarım yapıldığına dair bir kanıt bulunamamış, yabanıl buğday, arpa, bezelye ve bakla devşirilerek tüketilmiştir. Ayrıca kemik kalıntılarının yüzde 85'inin evcil koyuna ait olmasının yanında sığır, keçi, domuz, geyik, tavşan kemikleri ve balık kalıntıları da avcılık ve beslenme alışkanlıklarını ortaya koymaktadır.