Stratonikeia Antik Kenti, Muğla'nın Yatağan ilçesinde, Yatağan-Milas karayolu çıkışında yer alan ve Karya ile Roma dönemlerine ait son derece önemli bir antik yerleşimdir. Batı Anadolu'da Stratonikeia ismini taşıyan iki kentten biri olan bu tarihi yerleşim, antik dönemden başlayarak Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine kadar uzanan kesintisiz bir yerleşim tarihine sahiptir. Günümüzde antik kalıntılar, linyit yatakları nedeniyle boşaltılmış olan Eskihisar Mahallesi ile iç içe geçmiş durumdadır. Kentte yapılan kazılarda antik yapıların yanı sıra Selçuklu dönemine ait bir hamam ile Osmanlı döneminden kalan Şaban Ağa Camisi gibi farklı dönemlerin izleri bir arada görülmektedir.
Stratonikeia'nın Tarihi ve Kuruluşu
Stratonikeia'nın kuruluşu MÖ 3. yüzyıla dayanmaktadır. Bazı akademisyenler, Hitit belgelerinde adı geçen Atriya şehrinin Stratonikeia olduğunu düşünmektedir. Atriya, Anadolu yerlileri ile Yunan sömürgeciler arasındaki çatışmalarda önemli roller üstlenmiştir. Hitit Büyük Kralı IV. Tuthaliya döneminde Atriya, Utima şehri ile birlikte Hitit topraklarında yer alırken Avarna ve Pina şehirleri Miken Yunanları tarafından kontrol edilen Milavata (Milet) kralının yönetimi altındaydı. "Milavata Mektubu" olarak bilinen tarihi belgede de anılan Atriya, tarihi çatışmalarda önemli bir yere sahiptir. Helenistik dönemde ise, Büyük İskender'in komutanlarından I. Selevkos, eşi Stratonike'yi oğlu Antiokhos'a vermiş; Antiokhos da kente eski üvey annesi ve yeni eşi olan Stratonike'nin adını vermiştir. Coğrafyacı Strabon'a göre kent, antik çağda oldukça güzel yapılarla donatılmıştı. Kentte MÖ 167'den (Rodos'tan bağımsızlığın kazanılmasıyla) Gallienus dönemine (253-268) kadar sikke basıldığı bilinmektedir.
Görülmeye Değer Antik Yapılar
Kentin en dikkat çekici yapılarından biri, güney tepenin kuzey yamacında Helenistik dönemde inşa edilmiş olan, yaklaşık 10.000 seyirci kapasiteli büyük tiyatrodur. Tiyatronun caveası merdivenlerle 9 cuneus'a bölünmüş olup tek bir diazomaya sahiptir. Tiyatronun hemen aşağısında yer alan terasta ise imparator için yapılmış küçük bir tapınağın kalıntıları göze çarpar. Kentin merkezinde, meclis toplantılarının yapıldığı tiyatro benzeri küçük bir yapı olan Bouleuterion yer almaktadır. Bouleuterionun kuzey dış duvarında Roma İmparatoru Diocletianus'un fiyat listesi ve bunun uygulanmasına dair giriş kısmı Latince olarak yazılmıştır. Kentin batısında ise gençlerin düşünsel ve bedensel eğitim aldıkları, spor yaptıkları Gymnasion binası bulunmaktadır.
Surlar, Kapılar ve Kutsal Yol
Stratonikeia, güçlü surlarla çevrili bir kent olup günümüzde bu surların yalnızca küçük uzantıları ayakta kalmıştır. Kentin kuzey kenarında yer alan çift girişli ana giriş kapısı, büyük bloklardan örülmüş olup iki girişi arasında bir Nymphaion (anıt çeşme) barındırmaktadır. Bu kapıdan başlayan sütunlu yol, kutsal nekropol alanından geçerek Lagina'daki Hekate kutsal alanına ulaşmaktaydı; ancak bu nekropol sahası günümüzde kömür ocakları havzası altında kalarak yok olmuştur. Kentin batısında yer alan Erikli Kilisesi'nde yapılan kazılarda, MS 5. yüzyıl ile 7. yüzyılın başlarına tarihlenen aydınlatma objeleri, Konstantinopolis ve diğer darp merkezlerine ait sikkeler ile bir Spatheion amphorası bulunmuştur. Kilisenin yıkılmasından sonra ise üzerine Beylikler veya Erken Osmanlı dönemine ait kırsal tarzda bir ev inşa edilmiştir.
Stratonikeia Sikkeleri
Kentin zengin kültürel geçmişini yansıtan en önemli buluntulardan biri de İmparator Septimus Severus dönemine ait basılan sikkelerdir. Bu sikkelerin ön yüzünde İmparator Septimus Severus'un portresi yer alırken, arka yüzünde at sırtındaki Zeus Panamaros yanan bir sunağa yaklaşırken tasvir edilmiş ve önünde sağdan sola antik kentin ismi antik Grekçe harflerle "CTPATONIKEIΩ-STRATONIKEO" şeklinde darb edilmiştir.