Akdeniz'in Köklü Liman Kenti: Soli
Soli (Soloi, Solipolis veya Pompeiopolis olarak da bilinir), Mersin'in Mezitli ilçesinin Viranşehir mahallesinde, hemen sahilde konumlanmış antik bir kenttir. Antik çağlarda Kilikya Bölgesi olarak adlandırılan coğrafyada, Dağlık ve Ovalık Kilikya bölümlerinin tam ortasında yer alan bu tarihi kent, geniş bir sit alanına sahiptir ve günümüzde Mersin kent dokusu içerisinde yer almaktadır.
Soli'nin Neolitik Çağ'dan Bizans'a Tarihsel Gelişimi
Arkeolojik kanıtlar, Soli'nin 9 km kuzeydoğusundaki Yumuktepe höyüğünde MÖ 7000 gibi erken bir tarihte insan varlığına işaret etmektedir. Soli'de bilinen ilk Luvi yerleşimleri ve tahkimatları ise MÖ 15. yüzyıla tarihlenmektedir ve şehir o tarihten itibaren aktif bir liman olmuştur. MÖ 14. ve 13. yüzyıllar arasında Hitit İmparatorluğu'nun kontrolü altında bulunan kentte ele geçen Miken bronzları ve seramikleri, Ege bölgesi ile ticaret yapıldığını göstermektedir. Bronz Çağı'nın bitişinin ardından Hitit hegemonyasının son bulmasıyla kent, karanlık bir dönem geçirmiştir. MÖ 700 yılları civarında Rodos adasından gelen Dorlar tarafından yeniden kurulan kente, Güneş anlamına gelen "Soli" adı verilmiştir. Güneş tanrısına tapan Dorların bu ismi dini inançlarıyla ilişkilidir.
Pers savaşları sonrasında MÖ 449 yılında Pers egemenliğine bırakılan kent, bu dönemde de özerkliğini korumuş ve Anadolu'nun Akdeniz sahilindeki en işlek limanlarından biri olmuştur. MÖ 333 yılında Büyük İskender tarafından Makedonya imparatorluğuna katılan Soli, Helenistik Dönem boyunca kendi parasını basmış ve önemli bir yerel özerklik kazanmıştır. Selefkî İmparatorluğu'nun zayıflama döneminde istikrarsızlık yaşayan kent, MÖ 83'te Ermeni imparatoru II. Tigran tarafından yakılıp yıkılmış ve vatandaşları Tigranakert'e götürülmüştür.
Roma Dönemi'nde, imparator Jül Sezar'ın korsan barınaklarını ortadan kaldırmak üzere görevlendirdiği komutan Pompey (Gnaeus Pompeius Magnus), Mersin sahillerindeki korsan barınaklarını yok etmiştir. Pompey, MÖ 64'te Soli'yi affa uğramış korsanların kenti ilan etmiş, yıkılmış kenti onartmış ve kendi adını vererek kenti "Pompeiopolis" olarak anılmıştır. Roma betonu ile limanı iyileştirilen ve genişletilen kentte tiyatro, hamamlar ve yeni surlar inşa edilmiştir. MS 300 civarında piskoposluk merkezi olan Soli, Bizans İmparatorluğu döneminde de işlek bir limandı. Ancak MS 528 yılında "Büyük Antakya depremi" olarak geçen şiddetli sarsıntıyla büyük ölçüde yıkılmıştır. Onarılmaya çalışılsa da, bir yüzyıl sonra Doğu Akdeniz kıyılarının Arap imparatorluğunun eline geçmesiyle limanın önemi azalmış ve kent nihayetinde terk edilmiştir.
Günümüze Ulaşan Muhteşem Kalıntılar
Sütunlu Yol
Antik limanla bağlantılı olan Sütunlu Yol, 450 metre uzunluğunda ve 14,5 metre genişliğindedir. Deprem öncesinde caddedeki toplam sütun sayısının 200 olduğu tahmin edilmektedir. Günümüzde sit alanında 42 adet dev sütun ayaktadır ve bu sütunlardan 33 tanesi Korint tipi başlığa sahiptir. 2012 yılında gerçekleştirilen renovasyon çalışmasıyla, caddenin limana açılan güney ağzında yer alan karşılıklı 7'şer adet sütun ayağa kaldırılmıştır. Kentte ayrıca bir hamam ve su kemeri kalıntısı da yer almaktadır.
Soli Antik Limanı
Kentteki en önemli eserlerden biri, günümüzde büyük ölçüde su altında kalmış dalgakıranı olan antik çağ limanıdır. Liman, birbirine simetrik iki dalgakıranı ile tipik bir Roma limanı görüntüsündedir.
Konum ve Ziyaret Bilgileri
Kültür ve Turizm Bakanlığı mülkiyetinde olan Soli antik kent öreni, Mersin'in Mezitli ilçesinin Viranşehir semtinde bulunmaktadır ve kamusal erişime açıktır. Kentle ilgili en önemli tarihsel tasvirler ve planlar, 19. yüzyılda kenti ziyaret eden İngiliz Kaptan Francis Beaufort ve 1863 yılında detaylı planını yayımlayan Fransız oryantalist Pierre Trémaux tarafından günümüze ulaştırılmıştır.