Sirkeli Höyük ve Coğrafi Konumu
Adana ilinin yaklaşık 40 kilometre doğusunda, Ceyhan ilçesine bağlı Sirkeli Köyü (mahalle) sınırlarında yer alan Sirkeli Höyük, Kilikya bölgesinin en önemli arkeolojik yerleşimlerinden biridir. Ceyhan Nehri'nin batı kıyısında, nehrin Nur Dağı'na dayandığı stratejik bir bölgede konumlanan bu höyük, 400 x 300 metre boyutlarında olup 30 metre yüksekliğindedir. Yapılan araştırmalar doğrultusunda, yerleşimin sadece nehrin batı kıyısıyla sınırlı kalmayıp nehrin karşı kıyısına da yayılmış olduğu anlaşılmaktadır. Kuzey Suriye'den Kilikya Kapıları (Gülek Boğazı) üzerinden Orta Anadolu'ya uzanan tarihi geçiş yolu üzerinde bulunması, Sirkeli Höyük'ü geçmişten günümüze son derece kritik bir geçiş noktası haline getirmiştir.
Tarihsel Önemi ve II. Muvatalli Kaya Kabartması
Höyüğün hemen yanı başında, eski Misis-Ceyhan karayolu üzerinde yer alan Sirkeli mahallesinde ve Ceyhan Nehri kenarındaki kaya kütlesi üzerinde ünlü II. Muvatalli Kabartması bulunmaktadır. Bu kabartma, Anadolu'da kesin olarak tarihlenebilen en eski Hitit kabartması olması yönüyle arkeoloji dünyasında eşsiz bir öneme sahiptir. Höyüğün bulunduğu konum, Hitit Kralı II. Muvatalli'nin Mısır Firavunu II. Ramses ile yaptığı ünlü Kadeş Savaşı gibi Suriye tarafına düzenlenen askeri seferler ve geçişler için kullanılan hayati bir köprü noktası işlevi görmüştür. Höyük yakınlarındaki kaya kabartmalarının Hitit Kralı II. Muvatalli ve oğluna ait olmasından hareketle, bu tarihi yerleşimin kadim Lawazantiya kenti olabileceği de bilim dünyasında ileri sürülmektedir.
Sirkeli Höyük Arkeolojik Kazıları
Sirkeli Höyük'teki ilk arkeolojik kazı çalışmaları 1936 yılında J. Garstang tarafından gerçekleştirilmiştir. Ardından 1951 yılında, aynı ekipten M. V. Seton-Williams Kilikya yüzey araştırmaları kapsamında höyükte incelemeler yapmıştır. 1992-1996 yılları arasında Ludwig-Maximilians Münih Üniversitesi'nden Prof. Dr. B. Hrouda, 1997 yılında ise Innsbruck Üniversitesi'nden Prof. Dr. H. Ehringhaus başkanlığında höyük yeniden kazılmıştır. 2006 yılında yeniden başlatılan kazı çalışmaları ise Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından önce Eberhard Karls Tübingen Üniversitesi, 2011'den itibaren de Bern Üniversitesi iş birliğiyle Mirko Novak, Ekin Kozal (2013'e kadar) ve Deniz Yaşin-Meier (2014'ten itibaren) başkanlığında sürdürülmüştür.
Tabakalanma ve Zengin Buluntular
Sirkeli Höyük, bölgede binlerce yıl süren kesintisiz bir yaşam döngüsüne işaret eden çok güçlü bir tabakalanmaya sahiptir. Yapılan bilimsel çalışmalar, yerleşimin Kalkolitik Çağ'dan (MÖ 5000) başlayarak Tunç Çağı (MÖ 3000 – 1200), Demir Çağı (MÖ 1200 – 300), Helenistik Dönem ve Roma Dönemi boyunca, MS 100 yıllarına kadar sürekli olarak iskan edildiğini göstermektedir. Kazılarda ortaya çıkarılan çanak çömlek buluntuları, yerleşimin çevre bölgelerle olan ticari ve kültürel bağlarını belgelemektedir. Bu buluntular arasında "Suriye – Kilikya Boyalıları" olarak bilinen Orta Tunç Çağı çanak çömlekleri, gaga ağızlı Hitit kapları ile Geç Tunç Çağı ve Demir Çağı'na ait Kıbrıs kökenli ithal ticari mallar yer almaktadır. Höyük, 15.04.1988 tarihinde alınan kararla 4. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiş olup koruma altındadır.