Karadeniz'in Antik Liman Kenti: Sinop
Sinop, Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan, Anadolu'nun kuzey yöndeki uç noktası olan İnceburun'a doğu yönünde bağlanan Boztepe Burnu berzahında bir kale-şehir olarak kurulmuştur. Tarih boyunca kale dışına pek taşmayan ve doğu yönünde gelişim gösteren kent, deniz seviyesinden 18 metre yükseklikte konumlanmaktadır. Doğal korunaklı limanıyla dikkat çeken bu stratejik yerleşim yeri, günümüzde zengin tarihi birikimi, 9 ilçesi ve kendine has coğrafi yapısıyla bölgenin en özel tarihi merkezlerinden birini oluşturmaktadır.
Söylencelerle Bezeli Kökeni ve Antik Dönem
Antik Çağ'da Paflagonya bölgesi sınırları içerisinde yer alan kentin saptanabilen en eski adı Sinope'dir. Kentin kuruluşuna dair iki temel söylence öne çıkmaktadır: İlk söylenceye göre kent, adını kurucusu kabul edilen bir Amazon kraliçesinden alırken; ikinci söylenceye göre kenti eski Yunan'da Irmak Tanrısı Asopos'un su perisi kızlarından Sinope kurmuştur. Ünlü coğrafyacı Strabon ise kentin kurucusu olarak Argonotlardan Teselyalı Otolikos'u göstermektedir. Dilbilim çalışmaları Sinope adının yerli Anadolu dillerinden gelmiş olabileceğine işaret ederken, Hitit kaynakları bölgenin en eski halkının Kaşkalar olduğunu ve Sinop yöresinde Arauanna Ülkesi adında bir bölgenin bulunduğunu aktarmaktadır. Kent, İÖ VII. yüzyılda Miletuslular tarafından da kolonileştirilmiştir.
Pontus, Roma ve Bizans İmparatorluğu Dönemleri
Sinop, tarihindeki en parlak dönemini MÖ 183 yılında I. Pharnakes'in kenti ele geçirerek Pontus Krallığı'nın başkenti yapmasıyla yaşamıştır. Günümüze ulaşan tarihi yapıtların büyük kısmı ve görkemli Sinop Kalesi bu döneme dayanmaktadır. MÖ 64 yılında Pontus Kralı VI. Mithridates'in Pompeius Magnus'a yenilmesinin ardından kent Roma İmparatorluğu egemenliği altına girmiş ve bu süreçte önemi bir miktar azalmıştır. Ancak Bizans Dönemi'nde doğal korunaklı liman yapısı sayesinde önemini yeniden korumuş; Rusya steplerinden veya Orta Anadolu'dan gelen ticari ürünlerin yükleme ve boşaltma merkezi haline gelerek Paflagonya Theması içerisinde kritik bir rol oynamıştır.
Selçuklu'dan Osmanlı'ya Stratejik Askeri Üs
Bizans egemenliğinin ardından Selçuklu, Candaroğlu ve Osmanlı yönetimlerinde de ticari ve kültürel canlılığını sürdüren Sinop, kalesi ve tersanesi sayesinde Karadeniz'in en önemli askeri üslerinden biri konumuna gelmiştir. Ancak meşhur Sinop Baskını'nın ardından bu askeri gücünü kaybetmeye başlayan şehir, sur dışına taşarak güneydoğuda azınlık yerleşimleri, batıda ise kamu ve eğitim hizmetleri alanları ile genişlemiştir. Osmanlı idaresinde özellikle 1558 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın oğulları Selim ve Beyazıd arasındaki taht kavgalarının ardından patlak veren Celali ve Suhte ayaklanmaları sırasında ciddi sıkıntılar yaşayan şehirde, Boyabatlı Söyleme ve Kara Hüseyin gibi suhte liderlerinin eylemleri tarihi kayıtlara yansımıştır.