Antik Dönemden Günümüze: Makestos ve Simav Çayı
Antik dönemdeki adı Makestos olan Simav Çayı (Susurluk Çayı veya Çapraz Çayı olarak da bilinir), Marmara Denizi'ne dökülen en büyük ırmak olma özelliğini taşımaktadır. Kaynağını Simav yakınlarındaki Şaphane Dağları'ndan alan akarsu, Simav Gölü'nün doğusundaki dağlardan gelen kaynakların gölde birleşmesiyle güç kazanır. Gölden çıkan çay, ilk olarak batı yönüne doğru akar ve ardından Bigadiç ile Sındırgı arasında kuzeye doğru yönelir.
Havzanın Akış Güzergahı ve Başlıca Kolları
Kuzey yönündeki akışına devam eden akarsu, Susurluk ilçe merkezinin doğusundan geçerek Susurluk Ovası'nda ilerler. Manyas Gölü ile Ulubat Gölü'nün arasından akan nehre, Ulubat Gölü'nün fazla sularını boşaltan Uluabat Deresi ve Manyas Gölü'nden çıkan Karadere katılır. Daha aşağı kısımlarda, Ekmekçi köyünün kuzeyinde, Bursa Ovası'nın sularını toplayan Nilüfer Çayı da Susurluk Çayı'na dökülür. Gölden çıkan suları aldıktan sonra adı Kocadere olan akarsu, Karacabey'in kuzeyinde Marmara Denizi'ne dökülmeden hemen önce Nilüfer Çayı ile birleşir.
Çevresindeki akarsuları toplaması, merkezi bir konumda bulunması ve diğer akarsulardan daha uzun olması sebebiyle bu akarsuya genel olarak Susurluk Irmağı da denilmektedir. Nehrin başlıca kolları Nilüfer Çayı ve Kocaçay'dır. Ayrıca Ulubat Gölü'ne dökülen Mustafakemalpaşa Çayı, gölden Ulubat Deresi adıyla çıkarak Susurluk Çayı'na katılım sağlar.
Fiziksel Yapısı ve Sultançayır Köprüsü Kalıntıları
Akarsuyun yatak eğimi oldukça az olduğundan dolayı akış hızı yavaştır. Yağışlı zamanlarda debisi yükselen ve kabaran ırmağın çevreye taşmasını önlemek amacıyla yan kısımlarına setler inşa edilmiştir. Yaz mevsiminde ise nehrin suları belirgin ölçüde azalmaktadır. Akarsu üzerindeki en önemli tarihi yapılardan biri, Susurluk Çayı üzerine inşa edilmiş olan ve günümüzde harabe hâlinde kalıntıları bulunan tarihi Sultançayır Köprüsü'dür.
Ekolojik Durum ve Çevresel Kirlilik
Eskiden içerisinde son derece zengin ve çeşitli balık türlerinin yaşadığı, bu türler arasında en yaygın olanının ise aynalı sazan olduğu bilinmektedir. Ancak başta sanayi olmak üzere tarımsal, evsel ve sanayi atıklarıyla uzun yıllardır ciddi şekilde kirletilen Susurluk Çayı'nda, bu kirlilik sebebiyle artık herhangi bir canlı veya balık yaşamı kalmamıştır.