Kütahya il merkezinin 143 km güneybatısında, Ege Bölgesi'nin İçbatı bölümünde yer alan Simav, zengin tarihi geçmişi, jeotermal kaynakları ve doğal güzellikleri ile öne çıkan köklü bir ilçedir. Ortalama 818 metre rakıma sahip olan ilçe, kuzeyde Katrancı ve Akdağ kütleleri, güneyde ise 1.800 metre rakımlı Simav Dağları ile çevrelenmiştir. Birinci derece deprem kuşağında yer alan tektonik kökenli Simav Ovası'nın alüvyon tabanında kurulmuş olan bu yerleşim, 19 Mayıs 2011'de 5,9 büyüklüğünde bir depremle sarsılmıştır.
Simav'ın Köklü Tarihi ve Antik Dönemleri
Milattan önce 4 binli yıllarda varolduğu bilinen Sunauva ve Synaos şehirlerinden ismini alan Simav çevresinde yerleşen adı bilinen en eski halk Abaitler'dir. Milattan önce 1200 yıllarına kadar yaşayan bu halktan sonra Trakya'dan ve Çanakkale Boğazı'ndan gelen Frigler yöreye egemen olmuştur. Lidyalılar, Persler, Helenistik Krallıklar, Romalılar ve Bizanslılar'ın hüküm sürdüğü Simav'da Roma İmparatorluğu döneminde uzun süre sikke basılmıştır. Evliya Çelebi'nin seyahatnamesine göre Germiyanoğlu Beyi Babık, Simavna adlı Rum kralının elinden aldığı için ilçeye Simav denilmiştir. Bir diğer rivayete göre ise sularının berraklığı nedeniyle gümüş suyu anlamına gelen Simav adı verilmiştir.
Türk Hakimiyeti ve Osmanlı Dönemi
Simav, 1113 yılında Selçuklu kumandanı Emir Muhammet tarafından fethedilse de bir süre sonra tekrar Bizans'ın eline geçmiştir. 192 yıl sonra Germiyanoğulları Beyliği'nin kurucusu Yakup Bey 1305 yılında burayı yeniden fethetmiş, ancak bu fetih Bizans'ın kiraladığı İspanyol Katalan askerlerinin gelişi ile son bulmuştur. 6 Mayıs 1327 tarihinde Germiyanoğlu Mehmet Bey'in fethiyle Simav'da kesin Türk hakimiyeti başlamıştır. Mehmet Bey'in oğlu Süleyman Şah, kızı Devlet Hatun'u Yıldırım Bayezid'e verdiğinde 1381 yılında Simav'ı çeyiz olarak Osmanlılar'a bırakmıştır. Fatih Sultan Mehmet döneminde Abdullah-i İlahi ve Emir Buhari gibi din alimlerinin feyz dağıttığı medreselere sahip olan Simav, 1867'de belediye, 1868'de ise ilçe statüsünü kazanmıştır.
Kurtuluş Savaşı Yılları
Kurtuluş Savaşı döneminde üç defa Yunan işgaline uğrayan ve üç kez kurtulan Simav'da milli mücadele hareketleri, Temmuz 1919'da Redd-i İlhak Cemiyeti'nin kurulmasıyla başlamıştır. Türk Kurtuluş Savaşı'nın ilk meydan savaşı, Ağustos 1920'de Simav-Demirci sınırında Kuva-yi Seyyare'nin 4.500 kişilik kuvveti ile 10.000 kişilik Yunan tümeni arasında gerçekleşmiştir. İlk Büyük Millet Meclisi'nde ilçeyi mebus Yusuf Cemil Bey temsil etmiştir.
Doğal Zenginlikler, Kaplıcalar ve Ekonomi
Simav; kestane ve çam ağaçlarının yer aldığı bol ormanlara sahiptir. Susurluk Nehri adını alacak akarsu buradan Simav Çayı olarak başlar. Emet ilçesinden sınırlarına dahil edilen krater gölü ve çam ormanıyla ünlü Gölcük, ilçenin önemli doğa güzelliklerindendir. Bor, demir, krom ve bakır yeraltı zenginliklerine sahip olan ilçede nüfusun %70,75'i çiftçilikle uğraşır. Ayrıca ilçe Eynal, Çitgöl ve Naşa Kaplıcaları ile ünlü, gelişmiş bir jeotermal tesisi merkezidir.