Silivri Cezaevi ve Ergenekon Davaları Süreci
Silivri Cezaevi Duruşma Salonu, Türkiye'nin yakın siyasi ve hukuki tarihinde derin izler bırakmış olan Ergenekon davalarının ilk duruşmasına ev sahipliği yapmış olan mekandır. 20 Ekim 2008 tarihinde bu duruşma salonunda başlayan davalarda, 400 civarında sanık Ergenekon üyesi olmakla suçlanmıştır. 2000'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösterdiği ileri sürülen gizli, silahlı ve sözde bir örgüt olan Ergenekon, Türk yargısı tarafından terörizm ile suçlanmıştır. Ancak dava ve tüm suçlamalar 21 Nisan 2016 tarihinde Yargıtay kararı ile usul ve esas yönünden bozulmuş, 2016 yılı itibarıyla beraat ile sonuçlanmıştır.
İddialar, Suçlamalar ve Davanın Gelişimi
Dava sürecinde savcılar, iddia olunan Ergenekon örgütünün devletin güvenlik güçleri içerisinde örgütlendiğini; bünyesinde asker, polis, gazeteci ve akademisyen üyeleri barındırdığını öne sürmüştür. Bu "derin devlet" örgütlemesinin 2003-2004 yıllarında Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmetini devirmeye yönelik darbe planları yaptığı, 2006'da bir yüksek yargıcın öldürüldüğü Danıştay Saldırısı'nı ve 2007'de Malatya'da üç Hristiyanın öldürüldüğü Zirve Yayınevi katliamını gerçekleştirdiği, 2008-2009 yıllarında ise bazı suikast planları hazırladığı iddia edilmiştir. Davalar ilk olarak 12 Haziran 2007'de Ümraniye'de bir gecekonduda 27 el bombası bulunmasıyla başlamış ve 2013'te çok sayıda müebbet ile süreli hapis cezası kararlarıyla sonuçlanmıştır.
Yeniden Yargılama ve Kumpas Kararı
2013 yılının sonunda Gülen Hareketi'nin hükûmeti hedef alan çeşitli soruşturmaları üzerine başlayan "paralel yapı" ile mücadele sürecinde, Ergenekon davası şüphelileri yeniden yargılanmıştır. Bu yeniden yargılama neticesinde Ergenekon örgütünün varlığına dair hiçbir delil bulunamamış ve davanın Gülencilerin siyasi amaçları doğrultusunda açtığı bir kumpas davası olduğuna hükmedilmiştir. Ayrıca o dönemde Gülencilerin Balyoz, askeri casusluk, Cizre/Temizöz, KCK, Devrimci Karargah ve MİT Tırları gibi diğer kumpas davalarını da tertip ettiği ortaya çıkmış, bu davalarda görev yapan birçok hakim, savcı, polis ve devlet görevlisi daha sonra mahkûm edilmiştir.
Ergenekon Kavramının Kökeni ve Tarihsel Gelişmeler
"Ergenekon" kavramı kamuoyunda ilk olarak 7 Ocak 1997 tarihinde Can Dündar ve Celal Kazdağlı'nın Show TV'de sunduğu 40 Dakika programında tartışılmıştır. Program konuğu Erol Mütercimler, kavramı 12 Mart döneminde işkenceli sorguların yapıldığı Ziverbey Köşkü'nün komutanı olarak tanınan emekli Tümgeneral Memduh Ünlütürk'ten duyduğunu belirtmiştir. Soruşturmanın somut kökeni ise 2001'de otomobil dolandırıcılığı soruşturması kapsamında gözaltına alınan gazeteci Tuncay Güney'in ev ve işyerinde bulunan 6 çuval dokümana ve verdiği ifadelere uzanmaktadır. 2003 yılında eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar Saçan'ın görevden ayrılmasının ardından Gaziosmanpaşa'daki Duyu-San fabrikasının yanındaki fırının altında, İstanbul Organize Şube arşivinde olması gereken mülakat kasetleri ve Ergenekon dokümanları ele geçirilmiştir.