Mersin ilinin Silifke ilçesinde yer alan Silifke Müzesi, bölgenin köklü geçmişini aydınlatan en seçkin kültür duraklarından biridir. Bünyesinde barındırdığı en eski parçası MÖ 2700 tarihine kadar uzanan müze, toplamda 20.677 adet esere ev sahipliği yapmaktadır. Zengin koleksiyonuyla dikkat çeken bu önemli arkeoloji ve etnografya müzesi, aynı zamanda Almanya'daki Haßloch Müzesi ile kardeş müze olma özelliğini taşımaktadır. Silifke Müzesi Müdürlüğü bünyesinde ayrıca Silifke Atatürk Evi ve Etnografya Müzesi ile Narlıkuyu Mozaik Müzesi de faaliyet göstermektedir.
Silifke Müzesi'nin Tarihçesi
Silifke ve çevresindeki müzecilik faaliyetlerinin kökleri 1939 yılına kadar uzanmaktadır. Bölgede gerçekleştirilen araştırmalar ve kazılar sonucunda elde edilen tarihi eserler, ilk olarak 1939 yılında Cumhuriyet İlkokulu bünyesinde toplanarak koruma altına alınmıştır. Zamanla artan eser miktarı nedeniyle, 1958 yılında aynı okulun bir bölümü resmi olarak depo ve müze alanı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Eserlerin modern standartlarda sergilenmesi amacıyla 1973 yılında yeni bir müze binasının inşasına başlanmış ve bu çalışmaların tamamlanmasının ardından modern müze binası 2 Ağustos 1973 tarihinde ziyarete açılmıştır.
Zengin Eser Koleksiyonu ve Sergi Salonları
Müzede Erken Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı, Geç Tunç Çağı, Demir Çağı ile Arkaik, Klasik, Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait çok geniş bir tarihsel yelpazeden eserler sergilenmektedir. Müzenin Taş Eserler Salonu'nda; Arkaik, Roma ve Bizans dönemlerine ait rölikerler, heykeller, lahitler ve amforalar yer alır. Arkeolojik Eserler Salonu ise Tunç Çağı, Demir Çağı, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait buluntulara ev sahipliği yapar. Bu salonda özellikle Kilise Tepe Höyüğü kazılarında gün ışığına çıkarılan Hitit hiyeroglif damga ve silindir mühürleri, Miken ve Kıbrıs kapları ile Kelenderis kazılarında bulunan şamdanlar, kaplar, çömlekler, rölikerler ve heykelcikler büyük ilgi görmektedir.
Sikke, Takılar ve Etnografya Salonu
Müzenin en dikkat çekici bölümlerinden biri olan Sikke ve Takılar Salonu'nda; aralarında Büyük İskender ve I. Justinianus'un da dahil olduğu Makedonya, Roma, Bizans, Mısır, Pergamon ve Osmanlı hükümdarlarına ait paralar (sikkeler) ile çeşitli tarihi takılar sergilenmektedir. Müze gezisini tamamlayan son bölüm olan Etnografik Eserler Salonu'nda ise Osmanlı dönemine ait folklorik kıyafetler ve günlük yaşamda kullanılan geleneksel malzemeler ziyaretçilere sunularak dönemin kültürel dokusu yaşatılmaktadır.