Tokat ilinin Erbaa ilçesine bağlı Akça beldesinde yer alan Silahdar Ömer Paşa Camii, Anadolu'da özgün yapısını korumayı başarmış en değerli ahşap yoğunluklu ibadethanelerden biridir. Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olan ve günümüzde de aktif şekilde ibadete açık bulunan bu tarihi yapı, geleneksel "Çandı Tekniği" sayesinde hiç çivi kullanılmadan, ahşap ve kesme taş malzeme birleşimiyle inşa edilmiştir. Caminin dış yapısındaki son derece sade görünüme karşın, iç tasarımındaki benzersiz zenginlik ve zanaatkarlık dikkat çekmektedir.
Caminin İnşa Tarihi ve Tarihsel Görüşler
Caminin özgün bir inşa kitabesi günümüze ulaşmadığı için yapım tarihi konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. İlk görüşe göre, cami içerisinde yer alan ceylan derisi bir levha üzerinde Hicri 1087 (Miladi 1676) tarihinin bulunması ve yapının 17. yüzyıl Osmanlı mimari anlayışını yansıtması sebebiyle eser 17. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilmektedir. İkinci görüş ise caminin aslında 1082 yılında inşa edilmiş bir Selçuklu dönemi eseri olduğunu ve zamanla çeşitli onarımlar gördüğünü savunur. Bu görüşe göre, 17. yüzyılda farklı şehirlerde beylerbeyliği ve valilik yapmış olan Silahdar Ömer Paşa'nın camiye bağışladığı hediyeler ve üzerlerindeki tarihler, yapının kuruluş tarihinin sehven 17. yüzyıl sanılmasına yol açmıştır.
Zengin İç Mimari ve Eşsiz Süslemeler
Silahdar Ömer Paşa Camii, kesme taş ve tuğla kullanılarak imar edilmiş olup, süslü bir kapı ve zarif bir ahşap kemerle çevrilidir. İç mekanın üst kısmını örten ahşap tavan, dört adet ahşap destek kolonu ile taşınmaktadır. Yapının mihrap ve minberi, Selçuklu desen ve formları ile 11. yüzyıl Türk sanatının üstün bir sentezini oluşturmaktadır. Çıtalarla bezenmiş ve boya süslemeli tavanda altıgen geometrik şekiller, göbek kısmında kesişen motifler ve sarkık rölyefler, dönemin ahşap işçiliği ile sanatının ulaştığı yüksek estetik düzeyi gözler önüne sermektedir.
Tarihi Belgeler ve Osmanlı Dönemi Onarımları
Tarihi kayıtlar, caminin bakım ve onarımı amacıyla 1707 yılında özel bir vakıf kurulduğunu göstermektedir. Caminin geçirmiş olduğu restorasyon çalışmalarına ışık tutan önemli bulgulardan biri de incelemeler sırasında rastlanan ve üzerinde 18 Eylül 1278 (Miladi 1862) tarihi yazılı olan kiremit parçasıdır. Ayrıca camide yer alan iki adet bakır şamdanın üzerindeki kitabelerde, Silahdar Ömer Paşa'nın bu şamdanları 1688 yılında camiye vakfettiği açıkça belirtilmektedir. Bu veriler, caminin en geç 17. yüzyılın son çeyreğinde veya çok daha öncesinde bölgede önemli bir ibadethane olarak mevcut olduğunu kanıtlamaktadır.