Tarih ve Doğanın Eşsiz Buluşması: Sidyma
Muğla'nın Seydikemer ilçesine bağlı Dodurga köyünün hemen yanı başında, Cragus Dağı'nın (Babadağ) güney yamaçlarında yer alan Sidyma Antik Kenti, tarih ile köy yaşamının büyüleyici bir şekilde harmanlandığı sıra dışı bir yerleşimdir. Fethiye-Kaş karayolundan ayrılan virajlı yollarla ulaşılan bu saklı cennet, çam ve zeytin ağaçlarının gölgesinde ziyaretçilerini karşılar. Sidyma'yı diğer antik kentlerden ayıran en büyük özellik, günümüz köy evlerinin antik surlar, sütunlar ve binlerce yıllık mezar anıtlarıyla iç içe geçmiş, adeta zamanı durduran atmosferidir.
Likya Birliği'nin Kurucu ve Seçkin Üyesi
Kökleri Demir Çağı'na kadar uzanan Sidyma, M.Ö. 169 yılında kurulan Likya Birliği'nin 23 kurucu kentinden biri olma unvanına sahiptir. Kendi adına sikke basacak kadar gelişmiş bir ekonomik ve idari yapıya sahip olan kent, Roma döneminde büyük bir yükseliş yaşamıştır. Bizans İmparatorluğu döneminde de önemini koruyan kentle ilgili en dikkat çekici efsane ise geleceğin imparatoru Marcianus ile ilgilidir. Anlatılara göre, henüz basit bir askerken buralarda dinlenen Marcianus'un üzerinde dev bir kartal belirmiş ve onu güneşten korumuştur. Bu kehanetin ardından imparatorluk tahtına oturan Marcianus, kendisine şefkat gösteren Sidyma halkını büyük ödüllerle onurlandırmıştır.
Görkemli Anıt Mezarlar ve Sidyma Lahitleri
Sidyma resmî olarak kapsamlı bir kazı sürecinden geçmemiş olsa da yüzeyde duran kalıntıları bile ziyaretçilerini büyülemeye fazlasıyla yetmektedir. Kentin en görkemli yapıları, nekropol alanında yer alan ve yüksek işçilik kalitesiyle göz kamaştıran anıtsal mezarlardır. Bunlar arasında en ünlüsü, Likya'nın erken dönem rahibelerinden Flava Nanne adına yaptırılan anıtsal mezardır. Mezarın tavanında yer alan 25 kare panel içerisindeki çiçek rozetleri ve insan portreleri, antik dönem sanatının en zarif örneklerini sunar. Ayrıca kentin kuzeyinde yer alan küçük ama zarif tiyatro, agora, Claudius'a adanmış stoa ve günümüze iki kemeri ulaşan Roma hamamı mutlaka görülmesi gereken yapılar arasındadır.
Likya Yolu'nda Yaşayan Bir Açık Hava Müzesi
2008 yılında birinci derece arkeolojik sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan Sidyma, günümüzde Türkiye'nin en ünlü uzun mesafeli yürüyüş rotası olan Likya Yolu'nun en önemli duraklarından biridir. Yürüyüşçüler, çam ormanlarının arasından geçerek ulaştıkları bu eşsiz antik kentte, asırlık kalıntıların arasında yürürken yerel pansiyonlarda konaklama ve sıcak Ege-Akdeniz köy kültürünü deneyimleme şansı bulurlar. Sidyma, sessizliği, doğası ve bin yıllık taşların arasından yükselen yaşamıyla ziyaretçilerine unutulmaz bir seyahat deneyimi vadetmektedir.