Side'nin Tarihi ve Kökeni
Antalya ilinin Manavgat ilçesine bağlı bir mahalle olan Side, Anadolu'nun en eski yerleşim birimlerinden biridir. Adı antik Anadolu dilinde "Nar" anlamına gelen Side'nin geçmişi, ele geçen bazı yazıtlara dayanarak Hititler dönemine kadar uzanmaktadır. Ancak kentin MÖ 7. yüzyıldan önce de kurulmuş olduğu söylenmektedir. MÖ 7. yüzyıldaki göçler sırasında Yunanların yerleştiği kentte, MÖ 3. yüzyıla kadar Hint-Avrupa dil ailesine mensup olan ve henüz tamamen çözülememiş kendine özgü bir yerel dil konuşulmuştur.
Egemenlik Dönemleri ve En Parlak Yılları
Tarih boyunca Pamfilya bölgesiyle benzer aşamalardan geçen Side, MÖ 6. yüzyılın ilk yarısında Lidyalıların, MÖ 547-546 yıllarında ise Perslerin egemenliğine girmiştir. MÖ 334 yılında İskender'e teslim olan kent; İskender'in ölümünün ardından sırasıyla II. Antigonos, Ptolemaioslar ve Suriye Krallığı denetimine geçmiştir. MÖ 2. yüzyılda Ptolemaioslar'ın güçlü savaş ve ticaret donanmaları sayesinde en parlak devrini yaşayan Side, bu süreçte imar edilerek bölgenin önemli bir bilim ve kültür merkezi haline gelmiştir. Suriye krallarından VII. Antiokhos tahta geçmeden önce burada eğitim görmüş ve MÖ 138'de kral olduğunda "Sidetes" unvanını almıştır.
Roma Dönemi, Hristiyanlık ve Gerileme Süreci
MÖ 78 yılından itibaren Roma egemenliğine giren Side, MS 2. ve 3. yüzyıllarda özellikle köle ticaretinin sağladığı zenginlikle bölgesel bir ticaret merkezi haline gelmiştir. Başlarda Athena, Apollon, Afrodit, Ares, Asklepios, Hegeia, Kharitler, Demeter, Dionisos ve Hermes gibi birçok tanrıya tapınan Sideliler, 4. yüzyıldan itibaren Hristiyanlaşmaya başlamıştır. Kent, 5. ve 6. yüzyıllarda Pamfilya Metropolisi (Piskoposluk Merkezi) olarak ikinci parlak dönemini yaşamıştır. Ancak bu görkemli gelişim, 7. ve 9. yüzyıllar arasında gerçekleşen Arap akınları ile son bulmuştur. Kazılarda rastlanan büyük yangınlar ve çok sayıda deprem izi, doğal afetler ile istilaların kentin terk edilmesine yol açtığını göstermektedir. 12. yüzyılda Arap coğrafyacısı El İdrisi burayı "Yanmış Antalya" olarak adlandırmış ve 1150'ye doğru kent halkının tamamen göç etmesiyle kentin tümüyle boşaltıldığını belirtmiştir.
Osmanlı Dönemi ve Günümüz Side'si
13. yüzyılda Selçukluların, 14. yüzyılda ise Hamitoğulları ve Tekelioğulları beyliklerinin egemenliğine giren Side'de bu dönemlerde yerleşim kurulmamıştır. 15. yüzyılda kesin olarak Türk topraklarına katılmasına rağmen Selçuklu ve Osmanlılar buraya yerleşmediği için yarımadada bu dönemlere ait mimari eserler bulunmamaktadır. Bugün bölgenin çekirdeğini oluşturan yerleşim, 1895-1897 yıllarında Yunan isyanı nedeniyle Girit Adası'ndan kaçarak gelen Müslüman göçmenlerin yarımadanın uç kısmına bir köy kurmasıyla başlamıştır. Önceleri "Selimiye" adını taşıyan bu köy, 21 Aralık 1987 tarihinde Kemer köyüyle birleştirilerek "Side" adı altında belediye statüsü kazanmıştır.
Görülmesi Gereken Tarihi Yapılar
Side ziyaretinde görülebilecek önemli tarihi yapılar arasında gün batımında eşsiz manzaralar sunan Apollon Tapınağı, kentin girişinde yer alan Anıtsal Çeşme (Nymphaeum), Vespasianus Anıtı, görkemli Side Antik Kenti Tiyatro Girişi ve bölgenin kendine has mimarisini yansıtan Tarihi Evler bulunmaktadır.