Sedef Adası (Yunanca: Τερέβυνθος Terebinthos, Antikite'de Androvitha veya Andircuithos), İstanbul'da bulunan Prens Adaları'nın yerleşime açık olan en küçük adasıdır. İdari bakımdan Büyükada Maden Mahallesi muhtarlığına bağlı olan bu özel ada, 1.300 x 1.100 metre boyutlarındadır. Uzaktan bakıldığında üzerindeki bitki örtüsünün sedefe benzetilmesi nedeniyle bu ismi alan ada, geçmiş dönemlerde tavşanı bol olması sebebiyle Tavşanadası adısıyla da anılmıştır.
Sedef Adası'nın Tarihsel Önemi ve Sürgün Yılları
İstanbul'un diğer adaları gibi Bizans döneminde sürgün yeri olarak kullanılan Sedef Adası, tarihi boyunca pek çok sürgüne ev sahipliği yapmıştır. Adanın tarihindeki en önemli sürgünlerden biri, miladi 857 yılında adaya gönderilen Patrik Ignatios'tur. Ignatios, adada 10 yıl boyunca çeşitli işkencelere maruz kalarak yaşadıktan sonra, 867 yılında yeniden patrik seçilerek eski görevine iade edilmiştir.
Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyet Dönemindeki Dönüşüm
Ada, 1850 yılında Tophane Müşiri Fethi Ahmet Paşa'nın mülkiyetine geçmiş, paşa adaya zeytin ağaçları dikmiş ve sebze yetiştirerek tarımsal faaliyetler başlatmıştır. Fethi Ahmet Paşa'nın ölümünün ardından ada bakımsız kalmış ve I. Dünya Savaşı sırasında adanın tüm ağaçları ne yazık ki kesilmiştir. İstanbul'un işgali sırasında ise müttefik kuvvetlerin eline geçen Yavuz Zırhlısı uzun süre bu adanın kıyılarında demirlemiştir.
Modern Yerleşim ve Mimari Yapısı
Cumhuriyet dönemiyle birlikte, Fethi Ahmet Paşa'nın torunları adayı seçkin insanların yaşayabileceği bir yerleşim yeri haline getirmeye karar vermişlerdir. Bu hedef doğrultusunda bir konut kooperatifi kurularak adaya binlerce ağaç dikilmiş ve yeni villalar inşa edilmiştir. Bu kooperatif villalarının inşasını üstlenen kişi ise ünlü Tarabya Oteli'nin de mimarı olan Kadri Erdoğan'dır. Günümüzde adanın arka tarafından yerleşik hayat barındırmayan Tavşan (Balıkçı) Adası ile Büyükada'nın eşsiz manzarası izlenebilmektedir.