Şarkışla'nın Coğrafi Konumu ve Genel Özellikleri
Şarkışla, Sivas ilinin bir ilçesidir. Kuzeyinde Yıldızeli, doğusunda Sivas merkez ve Altınyayla, güneyinde Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesi, güneybatısında Gemerek ve batısında ise Yozgat'ın Akdağmadeni ilçesi bulunur. 2025 nüfus istatistiklerine göre toplam nüfusu 37.282 olan Şarkışla, merkez dışında Sivas'ın en kalabalık ilçesi konumundadır. İlçe coğrafi olarak 36°-37° doğu boylamları (36° 25'E) ile 39°-40° (39° 21'N) kuzey enlemleri arasında yer almaktadır.
Etimoloji ve Adının Kökeni
Roma İmparatorluğu yol rehberi olarak bilinen üçüncü yüzyıla ait Antoninus Yol Rehberi (Antonine Itinerary) verilerine göre bölgede "Malandara" veya "Marandara" isimlerine rastlanmaktadır. Bizans dönemindeki adı "Tenos" (Tonus) olan yöreye Türklerin Anadolu'ya gelişinden sonra "Gedük" adı verilmiştir. Osmanlı döneminde ise "Şehr-i Kışla" (kışla kenti) kullanımına rastlanmakta olup, Türkiye Cumhuriyeti Şehir Vekâletine göre ilçenin adı 18. yüzyılda "Şehirkışla" olarak kaydedilmiştir. Bu kelimenin telaffuzu zamanla dönüşerek günümüzdeki Şarkışla halini almıştır. İsmin kökenine dair bir rivayete göre, Timur'un Anadolu'yu istila ettiği dönemde Yıldırım Beyazıt'ın bölgeyi askerleri için kışla olarak kullandığı, bir diğer söylenti ise IV. Murat'ın 17. yüzyılda İran seferleri sırasında burayı askerî kışla olarak kullandığı yönündedir. Ayrıca ismin "Şarbey" adlı efsanevi bir şahsiyetten türediği yönünde Cemel köyünde derlenen Kızyandı Efsanesi'nda bilgiler yer almaktadır. Eski kayıtlarda 1500'lü yıllardan sonra 96 mezranın köye dönüştüğü ve yaklaşık 18 tanesine Yassıkışla, Ortakışla, Yakubkışla, Virdikışla, Üyükkışla, Kaldurakkışla, Akçakışla ve Kızılcakışla gibi "kışla" adı verildiği belirtilmektedir.
Arkeolojik Bulgular ve Kadim Tarih
Şarkışla ilçesinin milattan önce 3000 yıllarından itibaren bir yerleşim merkezi olduğu bilinmektedir. İlçe merkezine 5 km uzaklıktaki Döllük köyünde 1940 yılında bulunan ve MÖ 2000 yıllarına ait olduğu kabul edilen 12 cm boyundaki tunç heykel bu tarihi doğrulamaktadır. Bu heykel günümüzde Ankara Arkeoloji ve Etnografya Müzesinde muhafaza edilmektedir. Ayrıca Şarkışla yöresinden elde edilen bronzdan yapılmış ve MÖ 1400-1100 arasına tarihlenen "Hitit Tören Baltası" önemli bir tarihî eser olarak literatüre geçmiştir. Yöre sırasıyla Hattilerin, Hititlerin, Etilerin, Perslerin ve Roma krallığının yönetiminde kalmış, MÖ 700'den itibaren Kimmerler ile İskitlerin saldırılarına uğramış ve ardından Medler tarafından ele geçirilmiştir. Persler Sivas ve çevresini Kapadokya Satraplığı'na bağlamış, Büyük İskender ile birlikte ise Makedonların egemenliği başlamıştır.
Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi
Şarkışla 11. yüzyıl başlarında Danişmendlerin, 12. yüzyılın 2. yarısında ise Anadolu Selçukluları'nın eline geçmiştir. 14. yüzyılın ortalarında Eretna Beyliği'nin, daha sonra Kadı Burhaneddin Devleti'nin denetimine girmiştir. Osmanlı döneminde kaza statüsüne getirilmeden önce "Gedük" (veya Gedik) adı verilen nahiye statüsünde yönetilen bölge, 1830 yılından itibaren kayıtlarda "Gedikçubuk" adıyla anılmıştır. 1867 Vilayet Nizamnamesi'ne göre Sivas Merkez Sancağı'na bağlı "Tenos" ismiyle kaza (ilçe) durumuna getirilmiş ve 1873 tarihinde Belediye Teşkilatı kurulmuştur. Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcında, Temsil Heyeti adına Mustafa Kemal Atatürk tarafından 18 Kasım 1919 tarihinde Şarkışla'dan Sivas Heyet-i Merkeziyesine selam ve başarı temennilerini içeren tarihi bir telgraf çekilmiştir. Ayrıca Atatürk'ün harf inkılabı sonrasında ilçeyi ziyaret ederek yerel kanaat önderlerinden Kalkan Hoca'ya kara tahta üzerinde yeni alfabeyi bizzat gösterdiği ve Sakarya muharebesinde yer alan Musa Kazım Sakarya ile görüştüğü bilinmektedir.