Samandağ (eski adıyla Süveydiye), Türkiye'nin güneyinde, Hatay iline bağlı tarihi ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan bir kıyı ilçesidir. Coğrafi olarak Musa Dağı, Kel Dağı ve Saman Dağı arasında konumlanan ilçe, Asi Nehri'nin Akdeniz'e döküldüğü noktada oluşan verimli bir delta üzerinde yer alır. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 18 metre olan Samandağ, antik çağlardan bu yana stratejik önemi ve doğal yapısıyla tarihin en önemli ticaret ve yerleşim merkezlerinden biri olmuştur.
Köklü Tarihi ve Antik Medeniyetler
İlçenin bilinen tarihi oldukça köklüdür. MÖ VII. yüzyılda Yunanlar (İyonyalılar), Asi Nehri'nin Akdeniz'e döküldüğü bölgede stratejik öneme sahip Al Mina Limanı'nı kurmuşlardır. Bu sayede gemiler Asi Nehri'ni ulaşım ve ticaret yolu olarak kullanmış ve bu durum ilerleyen dönemlerde başkent olacak Antakya'nın bir metropol haline gelmesine büyük katkı sağlamıştır. MÖ 300 yılında ise Büyük İskender'in ünlü generali I. Selevkos Nikator tarafından, Selevkos İmparatorluğu'na başkentlik yapmak üzere bir liman şehri olan Seleucia Pierria (bugünkü adıyla Çevlik) kurulmuştur. Ancak I. Selevkos Nikator, denizden gelen sürekli ve artan saldırılar sebebiyle imparatorluğun başkentini daha korunaklı olan Antioch (Antakya) şehrine taşımak zorunda kalmıştır.
Roma Dönemi Mühendislik Harikası ve Tarihsel Süreç
Roma İmparatorluğu döneminde, imparator Vespasianus limanı dağlardan gelen sel sularından korumak amacıyla kayaların oyulmasıyla büyük tüneller inşa ettirmiştir. Yapımının yaklaşık yüz yıla yakın bir zaman sürdüğü tahmin edilen bu tüneller, oğlu Titus tarafından tamamlanmıştır. Samandağ, XIV. yüzyıla kadar Selçuklu, Fatımi ve Memlük egemenlikleri altında kalmış, 1516 yılında ise Osmanlı hakimiyetine geçerek Süveydiye adıyla anılmaya başlanmıştır. I. Dünya Savaşı'ndan sonra bir süre Fransız idaresindeki İskenderun Sancağı sınırları içinde kalan bölge, Hatay Devleti'nin kurulmasıyla Antakya'ya bağlı bir nahiye statüsü kazanmıştır. 23 Temmuz 1939'da referandumla Hatay'ın Türkiye'ye ilhak edilmesiyle Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına katılmış, 1948 yılında ise Süveydiye adı Simeon Dağı anlamına gelen Samandağ olarak değiştirilerek Hatay'a bağlı bir ilçe olmuştur.
İnançların ve Kültürlerin Kardeşliği
Samandağ; etnik ve dini yapısıyla adeta bir hoşgörü merkezidir. Araplar, Ermeniler ve Türkmenlerin bir arada yaşadığı ilçede nüfusun çoğunluğunu Araplar oluşturmaktadır. Dini ve mezhepsel olarak Nusayri (Arap Alevisi) inancı başta olmak üzere Sünni, Hristiyan Ortodoks, Hristiyan Katolik ve Gregoryenler gibi çeşitli inanç grupları barış içinde yaşamaktadır. Dünyada Ermenistan dışındaki tek Ermeni mahallesi olan Vakıflı Köyü de Samandağ sınırları içindedir. İlçede tüm dini bayramlar büyük bir saygı ve katılım ile ortaklaşa kutlanır. Cemal Gürsel (Zeytuniya) Mahallesi'nde yer alan, 12. yüzyıla tarihlenen tarihi Aziz İlyas Kilisesi ve Meryem Ana Kilisesi son derece bakımlı ve halen ibadete açık durumdadır.
Seleucia Pieria'nın Görkemli Şehir Yapısı
Antik Seleucia Pieria (Samandağ) kenti coğrafi konumu sebebiyle yukarı ve aşağı şehir olmak üzere iki bölümden oluşmaktaydı. Bugün Kapısuyu mahallesinin bulunduğu bölgede yer alan Yukarı Şehir, dağın üst yamacında denizden yaklaşık 30 metre yükseklikte konumlanmıştı ve resmi binalar, mabetler ile imalathanelere ev sahipliği yapıyordu. Yukarı şehir ile Aşağı Şehir arasındaki bağlantıyı ise dik kayalıklara oyulmuş, 7-8 kişinin yan yana yürüyebileceği genişlikte ve günümüzde halen sapasağlam duran muazzam merdivenler sağlamaktaydı. Surlar içinde kalan liman bölgesi 16 hektarlık bir alanı kaplamakta ve 12,5 kilometreyi bulan surlarla korunmaktaydı. Kentin pazar kapısı olan orta kapı (Bab el-Kils / kireç kapısı veya kral kapısı), limana açılan Bab el-Mina ve yukarı şehir duvarında bulunan Bab el-hava kapısı antik kentin önemli girişleridir.