Salıpazarı'nın Tarihî Geçmişi ve Kültürel Dokusu
Samsun'un doğal güzellikleriyle öne çıkan ilçelerinden biri olan Salıpazarı, adını her hafta salı günü bölgede kurulan geleneksel halk pazarından almaktadır. Terme ve Çarşamba ilçelerine bağlı olan Alanyaykın, Düzköy ve Bereket köylerinin 1973 yılında birleşmesiyle belediye statüsü kazanan yöre, 4 Temmuz 1987 tarihinde ilçe teşkilâtının kurulmasıyla Samsun'a bağlanmıştır. Salıpazarı'nın köklü geçmişi Birinci Dünya Savaşı öncesine kadar uzanmaktadır; o dönemlerde yörede Türk nüfusunun yanı sıra Rum, Ermeni ve Gürcü halklarının bir arada yaşadığı bilinmektedir. Savaş sırasında yaşanan Ermeni çeteleriyle Türk halkı arasındaki çatışmalar, Durmuşoğlu Ali Ağa'nın tufan mezarlığında büyük bir Ermeni cephaneliğini ele geçirip Müslüman halka dağıtmasıyla Türk halkının lehine sonuçlanmış ve Ermeniler bölgeyi terk etmek zorunda kalmıştır.
İlçenin çok daha eski dönemlere uzanan tarihini aydınlatan en önemli arkeolojik kanıtlar ise fındık bahçelerinde bulunmuştur. Bu bahçelerde keşfedilen yosun kaplı kayaların üzerinde, Oğuz boylarından Peçenekler ve Kıpçaklar tarafından kullanılan Runik Türkçe yazıları ve tamgalar yer almaktadır. Ayrıca yine aynı bölgelerde eski uygarlıklara ait kaya mezarlarına rastlanmıştır.
Keşfedilmeyi Bekleyen Tarihî Kaleler
Salıpazarı, barındırdığı gizemli kaleleriyle tarih ve doğa meraklıları için eşsiz keşif rotaları sunmaktadır. Bunlardan ilki, Cevizli ve Konakören köyleri arasında yer alan ve MÖ 7. yüzyıla ait olduğu ileri sürülen Garpu Kalesi'dir (Garfu veya Gerfu olarak da bilinir). Bir rivayete göre kadın savaşçılar olan Amazonlara ait olduğu söylenen bu kale, klasik savunma yapılarından farklı bir mimariye sahiptir. Kayaların oyulmasıyla yapılan giriş kapısı, yontulmuş merdivenleri ve üzeri taşla kapatılmış iki kuyusu ile dikkat çeken kalede klasik anlamda büyük bir mimari kalıntı bulunmamaktadır.
Bir diğer önemli nokta ise Kırgıl mahallesinde yer alan Eğri Kale (Çıngıraklı Kale)'dir. Halk arasındaki güçlü bir inanışa göre bu kale insan yapısı olmayıp, Nuh tufanı zamanında gemilerin bağlanabilmesi için Yaradan tarafından inşa edilmiştir. Yöre halkı, bu kalenin üzerine duman çöktüğünde veya buraya ilk kar yağdığında havanın kısa sürede bozulacağına inanmaktadır.
İnanç Turizmi ve Tarihî Ahşap Camiler
İlçede inanç turizmi açısından görülmeye değer çok sayıda manevi durak bulunmaktadır. İlçe merkezine sadece 1 kilometre mesafede, Yeşil Çay'ın derin bir kayalıktan geçtiği doğal güzelliğin hemen yanı başında yer alan Albak Camii bunlardan biridir. Günümüzdeki caminin bulunduğu yerde daha önce tarihi bir Selçuklu camisinin olduğu, ancak zamanla tahrip olması nedeniyle yerine şimdiki ahşap caminin yapıldığı bilinmektedir.
Salıpazarı'ndaki diğer önemli tarihi ibadethaneler arasında Gökçeli mahallesinde yer alan 115 yıllık Çatak Ahmet Ağa Camii ile Yeşil ve Karaman mahallelerinde bulunan ve yaklaşık 300 yıl önce tamamen ahşap malzeme kullanılarak inşa edilmiş olan Yeşil Camii ve Karaman Camii yer almaktadır. Ayrıca halk tarafından evliya kabul edilen kişilere ait Samzama Kadem ve Topal Hacı türbeleri, Kırgıl mahallesindeki eski mezarlıkta yer alan Meşe Tekkesi ve Çarşamba ile Salıpazarı manzarasını zirveden gören, İstiklal Harbi şehidi Hasan adındaki bir zata adanmış olan Hasan Tekke (Hazan Tekke) ziyaret edilebilecek diğer manevi mekanlardır.
Eşsiz Doğal Güzellikler, Şelaleler ve Rekreasyon Alanları
Denize kıyısı bulunmayan Salıpazarı, su kaynakları ve gür bitki örtüsüyle adeta bir doğa cennetidir. Yeşilçay ve Terme Çayı'nın ilçe merkezinde kesiştiği noktada bulunan üç köprüden Kurt Köprüsü Gökçeli köyünü, Maviren Köprüsü ise Yavaşbey köyünü ilçeye bağlar. Bu akarsuların birleşmesiyle oluşturulan büyük göletin etrafında ve çay kenarlarında turistlerin konaklayıp taze balık yiyebileceği alabalık tesisleri (Kayaköprü, Köprübaşı ve Saklıbahçe tesisleri gibi) hizmet vermektedir.
İlçe merkezine 7 kilometre mesafedeki dere yatağına kurulu olan Çağlayan Köyü, çok sayıda şelalesi ve alabalık çiftliğiyle öne çıkmaktadır. Bunun yanı sıra Gökçeli Mahallesi'nde yer alan, kesme taştan kemeriyle 500 yıldır ayakta duran ve bugün hâlâ aktif olarak çalışan un değirmeni mutlaka görülmelidir. Kınalık Ormanı, Karacaören Deresi ve çağlayanları ile Yavaşbey Göne Çınaraltı piknik alanı da ilçede doğayla baş başa vakit geçirmek isteyenler için en ideal noktalardır.
Coğrafi Yapı, İklim ve Kültürel Şenlikler
Arazisinin %80'i engebeli ve dağlık olan Salıpazarı'nda iki farklı iklim tipi görülür. Ovalık kesimlerde yazları serin, kışları ılık geçen tipik Orta Karadeniz iklimi hakimken, yüksek dağlık kesimlere çıkıldıkça iklim sertleşir ve kış aylarında kar kalınlığı iki metreyi aşabilir. Meşe, kızılağaç, kestane ağaçları ve geniş fındık bahçeleriyle kaplı olan ilçede, meşhur kestane balı üretilmektedir. Ayrıca yöre halkı doğadan topladıkları kaldırık, kırçan ve sirken gibi otları yerel yemeklerin yapımında sıkça kullanır.
Ekonomisi tarıma, özellikle de fındık üretimine dayanan ilçede pirinç, mısır ve pancar tarımı ile hayvancılık da yapılmaktadır. İlçenin kültürel hayatını canlandıran en önemli etkinlikler ise her yıl 5, 6 ve 7 Mayıs tarihlerinde Tahnal, Esatçiftliği ve Avut mahallelerinde düzenlenen geleneksel Hıdrellez şenlikleridir. Güreş müsabakaları ve at yarışlarının yapıldığı bu şenliklerin yanı sıra, yine mayıs ayı içerisinde coşkulu çilek festivalleri gerçekleştirilmektedir.