Saimbeyli’nin Tarihsel Geçmişi ve Kültürel Mirası
Adana ilinin nüfus bakımından en küçük ilçesi olan Saimbeyli, köklü tarihi ve zengin kültürel geçmişiyle dikkat çeken bir yerleşim yeridir. Tarihi kalıntılara göre geçmişi Hititler devrine kadar uzanan ilçenin eski adı Haçin'dir. Bu ismin, ovaya egemen olan Anavarza Beyliği'nden geldiği ve Bey Toryo'nun oğlunun adı olduğu bilinmektedir. Tarih boyunca çeşitli uygarlıkların etkisi altında kalan bölge, Osmanlı döneminde Maraş sancağının Elbistan kazasına bağlanmıştır. 19. yüzyıldan itibaren V.Langlois, Rahip Alishan, W. M. Ramsay, F.X.Schaffer ve C.Texier gibi ünlü seyyahlar ve araştırmacılar tarafından ziyaret edilen ilçe; Hadchin, Hadjine, Hacın, Hadschin ve Haçin gibi farklı isimlerle anılmıştır. Araştırmacı W. M. Ramsay ise ilçenin Roma ve Bizans Dönemleri'ndeki adının Badimon olduğunu belirtmektedir.
Milli Mücadele Dönemi ve Saimbeyli İsminin Doğuşu
I. Dünya Savaşı sonrasında Fransız işgaline uğrayan ilçe, Kurtuluş Savaşı sırasında destansı bir direnişe sahne olmuştur. 18 Ekim 1920 tarihinde Yüzbaşı Doğan ve Kaymakam Saim Bey önderliğindeki güçler tarafından düşman işgalinden tamamen kurtarılmıştır. Bu kahramanca mücadelenin ve ilçeyi kurtaran Saim Bey'in aziz hatırasını yaşatmak amacıyla, 1922 yılında bölgeye Saimbeyli adı verilerek yeni bir ilçe kurulmuştur. İlçe merkezi, daha sonra 1928 yılında bugünkü konumuna nakledilmiştir. Çukurova Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden Y.Doç. K.Serdar Girginer liderliğinde 2003 yılında gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sonucunda, ilçede Roma, Bizans ve Ermeni dönemlerine ait çok sayıda anıtsal eser tespit edilmiş ve ilçenin zengin kültür envanteri arkeoloji literatürüne kazandırılmıştır.
Coğrafi Yapısı ve Eşsiz Doğa Güzellikleri
Orta Toroslar zincirinin bir parçası olan Dibek Dağı ile batısındaki Bakır Dağı arasında yer alan Saimbeyli, oldukça dağlık ve engebeli bir coğrafyaya sahiptir. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 971 metre olan ilçe merkezi, Seyhan Irmağı'nın en önemli iki kolundan biri olan Göksu Çayı kıyısında kurulmuştur. Derin akarsu vadileriyle parçalanmış olan dağların yüksek kesimleri; köknar, kızılçam, karaçam ve sedir ormanlarıyla kaplı eşsiz bir doğal örtü sunar. Adana'yı Pınarbaşı üzerinden Kayseri'ye bağlayan karayolu üzerinde yer alan Saimbeyli, doğaseverler için keşfedilmeyi bekleyen gizli bir cennet konumundadır.
Görülmeye Değer Yaylalar ve Doğa Sporları
Saimbeyli’nin en önemli turizm ve cazibe merkezlerinin başında, aynı bölgeyi tanımlayan Çatak Yaylası ve Obruk Yaylası gelmektedir. Saimbeyli ilçe merkezine yaklaşık 4 km uzaklıkta bulunan bu doğa harikası mesire alanı, belediye ve karayolları tarafından çevre düzenlemesi yapılarak halkın kullanımına sunulmuştur. Dağ yamaçlarından akan küçük şelalelerin beslediği asırlık anıt çınar ağaçlarının dalları üzerine kurulmuş çardaklarda piknik yapabilir, doğa yürüyüşlerinin tadını çıkarabilirsiniz. Suyun çıktığı kaynakta yer alan ve halk arasında serinliği nedeniyle "karpuz çatlatan" olarak anılan yapay havuz, yaylanın en dikkat çekici unsurlarından biridir. Saimbeyli, aynı zamanda yaz aylarında rafting yapmak amacıyla yurt dışından gelen turistleri ağırlayarak heyecan dolu doğa sporlarına da ev sahipliği yapmaktadır.