Tarihi ve Kültürel Önemi
Sahaflar Çarşısı (Beyazıt Sahaflar Çarşısı ya da İstanbul Sahaflar Çarşısı), İstanbul'un Fatih ilçesinde konumlanan ve eski-yeni kitapların satıldığı tarihi bir çarşıdır. Beyazıt Camii, İstanbul Üniversitesi, Kapalıçarşı ve Beyazıt Devlet Kütüphanesi'ne yakınlığı nedeniyle geçmişte önemli bir kültür odağı olmuştur. Zamanla sahafların ve satılan kitapların öncelik ve nitelikleri değişse de günümüzde hala Fatih'in en çok uğranan yerlerinden biridir.
Çarşının Tarihçesi ve Gelişimi
Osmanlı İmparatorluğu döneminde sahaflık, cami eksenli ticari ve sosyal yaşamın bir parçası olarak büyük camilerin çevresinde şekillenmiştir. Sahaflar Çarşısı ilk zamanlarında bugünkü konumunda değil, Kapalıçarşı'nın içinde bulunmaktaydı. Evliya Çelebi'nin aktardığı bilgilere göre eski sahaflar çarşısı Kapalıçarşı bünyesinde yaklaşık 50 dükkandan oluşmaktaydı ve bu dükkanlarda yaklaşık 300 kişi çalışmaktaydı. Hammer ise bu dükkanların çarşı içinde dağınık bir vaziyette konumlandığını aktarmıştır. Bu dönemde çarşıda çeşitli minyatürlü nadide eserler, el yazmaları, din, felsefe ve mantık kitapları satılmaktaydı.
Yeniden Yapılanma ve Yapısal Özellikler
Hakkaklar Çarşısı'na sahafların yerleşme süreci 1910'lu yıllara kadar devam etmiş, zamanla Kapalıçarşı'daki sahaflar ile Hakkaklar Çarşısı'ndaki fesciler yer değiştirmiştir. Bu sürecin ardından şimdiki yer Sahaflar Çarşısı olarak anılmaya başlanmıştır. 1950 yılında büyük bir yangın geçiren çarşı, belediye tarafından betonarme olarak yeniden düzenlenmiştir. 1952 sonrasında belediyenin burada yalnızca kitap satılmasını istemesinde Hakkı Tarık Us etkili olmuştur. Çarşının iki kapısı bulunmaktadır; bunlardan biri Beyazıt Camii'nin hemen dibinde yer alırken, diğeri Kapalıçarşı'ya çıkan yola açılmaktadır.
Kültürel Dönüşüm ve Günümüzdeki Durum
Belediye tarafından 1981 yılında çarşıya ilk Türk matbaacısı olan İbrahim Müteferrika'nın büstü yerleştirilmiştir. Çarşının tam ortasında, Laleli'deki Çoban Çavuş Camii'nin haziresinden getirilmiş olan Sahaf Kırımlı Hasan Efendi'ye ait bir mezar taşı bir ağacın dibine konulmuştur. Çarşının sebil durumunda çeşmeleri de bulunmaktadır. Genel olarak eski kültürel işlevini kaybetmiş olan çarşı, İstanbul Üniversitesi'ne yakınlığı nedeniyle öğrencilerin ilgisini çekmektedir. Türk eğitim sistemindeki dönüşüm sonrası sahaflar bibliyograf özelliklerini kaybetmiş olup, günümüzde ağırlıklı olarak üniversite hazırlık kitapları, yabancı dil eğitimi için kitap ve setler satılmaktadır. Çarşının giriş kısmındaki çınar ağacının altını mesken edinip çeşitli eserler satan Hüseyin Avni Dede ise meydanın tanınmış simalarındandır.
Edebiyattaki ve Koleksiyonculuktaki Yeri
Sahaflar Çarşısı, Türk kültür tarihi için son derece önemli olaylara tanıklık etmiştir. Ali Emîrî Efendi, Dîvânü Lugati't-Türk'ün ele geçen tek nüshasını tesadüfen bu çarşıda bularak 30 Lira ve sahafa küçük bir kâr ödemesi yapıp satın almıştır. Çarşı aynı zamanda Türk romancılarının da önemli uğrak noktalarından biri olmuştur. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde dersler veren Ahmed Hamdi Tanpınar, Huzur romanında Mümtaz karakteri ekseninde burayı bir mekan unsuru olarak kullanmıştır. Türk bibliyograf Seyfettin Özege (1901-1981) de buradan edindiği kitapları koleksiyonuna eklemiştir.