Likya'nın Saklı Mirası: Rhodiapolis
Rhodiapolis, Antalya il sınırları içindeki Kumluca ilçesinin yaklaşık 2,5 kilometre kuzeyinde, hakim bir tepenin üzerinde kurulmuş son derece önemli bir Likya antik kentidir. İsminin tınısı nedeniyle tarih boyunca Rodoslular tarafından kurulmuş bir koloni kenti olduğu kabul edilse de, arkeolojik bulgular kentin bu dönemden çok daha köklü bir geçmişe sahip olduğunu göstermektedir. İlk kez 1892 yılında Avusturyalı arkeologlar tarafından keşfedilen Rhodiapolis, Klasik dönemden Bizans çağına kadar kesintisiz bir yerleşim yeri olarak bölgedeki varlığını sürdürmüştür.
Antik Çağın En Büyük Hayırseveri: Opramoas
Mekanın en ünlü siması, MS 2. yüzyılda yaşamış ve tüm Likya kentlerine yaptığı devasa maddi yardımlarla tanınmış en ünlü hayırsever (euregetes) Opramoas'tır. Likya Birliği bünyesinde İmparator Başrahibi ve Birlik Yazmanı gibi son derece yüksek mevkilerde bulunan Opramoas, bölgeyi sarsan büyük depremlerin ardından şehirlerin yeniden ayağa kaldırılmasını sağlamıştır. Opramoas'ın anıt mezarı duvarındaki anıtsal yazıt, Anadolu'da günümüze ulaşmış en uzun Antik Yunanca yazıt olma özelliğini taşımaktadır ve Likya'nın idari yapısına ışık tutan onlarca imparator mektubunu barındırmaktadır.
Görülmeye Değer Yapılar ve Sağlık Merkezi Asklepeion
Rhodiapolis'te gerçekleştirilen modern kazılar sonucunda Helenistik tiyatro, görkemli hamam kompleksi, agora, stoa ve antik ana cadde gün yüzüne çıkarılmıştır. Kentin en dikkat çekici alanlarından bir diğeri ise ünlü hekim Herakleitos tarafından kurulan ve tıp tanrısı Asklepios'a adanan Asklepeion kompleksidir. Bu yapının içerisinde antik bir tapınak ile kütüphane kalıntıları yer alır. Yakın dönemde başarıyla konsolide edilen 1500 kişilik Helenistik tiyatro, bin yılı aşkın bir sessizliğin ardından yeniden konserlere ev sahipliği yaparak sanatla buluşmuştur.
Teknolojiyle Korunan Kültürel Miras
Rhodiapolis, eşsiz tarihi kalıntılarının yanı sıra modern dünyada bir ilke öncülük etmesiyle de dikkat çekmektedir. Avrupa Birliği destekli FIRESENSE projesi kapsamında kamera ve hassas sensör ağları ile donatılan antik kent, yangın ve sel gibi doğal afetlere karşı anlık olarak izlenmektedir. Bu gelişmiş teknolojik sistem, aynı zamanda bölgedeki kaçak kazı girişimlerinin de önüne geçilmesine büyük katkı sağlamaktadır.