Türkiye'nin Adana kentinde bulunan Ramazanoğlu Konağı, Ramazanoğulları Beyliği döneminde inşa edilmiş olup halen bir kültür merkezi olarak kullanılmaktadır. Türkiye'deki en eski konak örneklerinden biri olan bu yapı, Ulu Camii'nin güneydoğusunda konumlanmaktadır. Ramazanoğulları'nın Harem'i olarak kullanılan konak, beyliğin mütevazı bir ifadesinin yanı sıra Mısır'ın Memlûk konaklarına benzeyen yapısıyla da son derece önemli bir tarihi eserdir.
Ramazanoğlu Konağı'nın Tarihçesi
Güney kapısındaki yazıta göre konağın Haremlik bölümü, Hicrî takvimin 900. yılının Şaban ayında (Nisan 1495) Halil Bey tarafından tamamlanmıştır. Ancak bu tarih tüm binanın bitiş tarihini göstermemektedir; 1495 yılında tamamlanan bölüm, daha önce inşa edilmiş kuzey tarafındaki başka bir yapıya eklenmiştir. Harem'in yanında, devlet dairelerinin yer aldığı Selamlık bulunmaktaydı. Selamlık kısmı uzun yıllar bakımsızlıktan eskimiş olup günümüzdeki tek kalan kalıntısı kubbe ve hamam olduğu düşünülen bölümdür.
Osmanlı döneminde konak, Kanuni Sultan Süleyman ve I. Selim de dahil olmak üzere, Adana'yı ziyaret eden sultanların ikametgâhı olarak hizmet vermiştir. Konak, 1983 yılında kapsamlı bir şekilde yenilenmiş, 1998 yılındaki Adana-Ceyhan depreminde ise hasar görmüştür. Depremin ardından Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilen konağın işletmesi Çukurova Üniversitesi'ne verilmiş ve 3 Haziran 2009'da kültür merkezi olarak halka açılmıştır. Konak, günümüzde konferanslara, toplantılara ve konserlere ev sahipliği yapmaktadır.
Mimari Özellikleri
Ramazanoğlu Konağı, alt kesimde kesme taştan, üstte ise tuğladan yapılmış mimarisi ile mütevazı bir görünüme sahiptir. Yapı; zemin kat, asma kat ve üst kattan oluşan, dikdörtgen şeklinde (16x10.5m) 3 katlı bir tasarıma sahiptir. Binada ayrıca L şeklindeki zemin kat planının doğu ucuna yerleştirilmiş bir avlu bulunmaktadır. Zemin katın güney kesiminde, taşlık mekanın iki yanında yer alan iki odadan merdivenlere çıkan taşlık bölüm yer alır. Koridorun ortasında ve kuzey kesiminde kasık tonoz odası ve beşik tonoz koridoruna açılan bir kapı vardır. Bu kuzey kısım, büyük olasılıkla sarmal merdivenlerin çıkacağı konağın Selamlık bölümüydü.
Konağın asma katı; bir mutfaktan, iki odadan ve aradaki koridordan oluşmaktadır. Üst katta ise inişin batısında bir banyo kabini ve güney ucunda büyük bir yatak odası bulunur. Konağın batısındaki büyük odanın batı duvarında, mihraplarda sıklıkla görülen bir Kur'an ayeti olan ve "Zekeriyya Meryem'in bulunduğu mihrâba her girdiğinde" anlamına gelen "Küllema dahele aleyha Zekerriyya'l-mihrabe" yazısı yer almaktadır. Bunun dışında yapıda hiçbir süsleme bulunmamaktadır. Son restorasyonda kaldırılan bu hat yazısı, odanın salonun mescidi olarak kullanıldığını göstermektedir.