Pozantı, Adana iline bağlı, deniz seviyesinden ortalama 783 metre yükseklikte konumlanmış ve 899 km² yüzölçümüne sahip tarihi bir ilçedir. Coğrafi konumu sebebiyle tarih boyunca çok önemli bir konak yeri olmuş ve farklı medeniyetler tarafından farklı isimlerle anılmıştır. İlk çağlarda Pendonsis veya Pendosis olarak adlandırılan bölge, Araplar tarafından El Bedendum, Türkler tarafından ise Bozantı adıyla anılmıştır.
Pozantı Tarihçesi
İlçe ve çevresi sırasıyla Hititlerin, Perslerin, İskender'in, Roma ve Bizans İmparatorluğu'nun egemenliğinde kalmıştır. Abbasiler devrinde, bilhassa Halife Harun Reşit zamanında bölgeye yoğun Türk aşiretleri yerleştirilmiştir. 1015 yılından itibaren Türk akınlarının başladığı bölge, Malazgirt Zaferi sonrasında Türk hakimiyetine girmiştir. Haçlı Seferleri döneminde tekrar Bizans eline geçse de Kilikya Ermeni Krallığı ve Memlüklere bağlı Ramazanoğullarının ardından 1517 yılında Yavuz Sultan Selim'in seferiyle Osmanlı topraklarına dahil olmuştur. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın ardından Fransız işgaline uğrayan Pozantı, 25 Mayıs 1920'de işgalden kurtarılmıştır. Adana'nın işgal altında bulunması nedeniyle il merkezi bir süre Pozantı'ya taşınmış, bölge 1954 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur.
Ulaşım ve Turizm Olanakları
Pozantı, Çukurova Bölgesi ile Akdeniz kıyılarını İç Anadolu Bölgesi'ne bağlayan en kolay ulaşım aksı üzerinde yer almaktadır. Bu stratejik konum turizmin gelişmesinde de rol oynamaktadır. Bölgedeki Aladağ Milli Parkı, Demirkazık zirvesi, Çiftehan kaplıcaları, Ulukışla Karagöl ve Bolkar dağları özellikle yaz aylarında turizm hareketliliğinin yoğunlaştığı alanlardır. Bu bölgeleri ziyaret eden turistler Pozantı'da konaklayarak günübirlik seyahatler gerçekleştirmektedir.
Tarihi Yapılar ve Kalıntılar
İlçe merkezindeki tek tarihi eser, 1919 yılında kolordu komutanı Ahmet Cemal Paşa tarafından yaptırılan ve sonraki dönemlerde onarılan Cemal Paşa Camii ve çeşmesidir. İlçe sınırlarında eski ve yeni Anahşa kaleleri ile Tekir tabyaları yer almaktadır. Anahşa kalesi Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde mamur bir kale olarak anılmaktadır. Tekir tabyaları ise 19. yüzyıl başlarında Mısırlı İbrahim Paşa zamanından kalmadır. Aşçıbekirli köyü yakınlarındaki Bizans dönemine ait Fenese harabeleri, geçmişte sel taşkınında yıkılıp aslına uygun olarak onarılan Şekerpınarı'ndaki tarihi Ak köprü ve Kamışlı köyü sınırlarındaki antik şehir kalıntıları ilçenin diğer tarihi zenginlikleridir.