Ege Bölgesi'nin Tarihî Liman Kenti: Pitane
Pitane Antik Kenti (Grekçe: Πιτάνη), Antik Çağ'da Aiolis (Eolya) bölgesinin önemli yerleşimlerinden biridir. Coğrafi konum olarak Elaea (Çandarlı) Körfezi'nde, Evenus (Uzunçınar) Nehri’nin döküldüğü ağza yakın bir noktada yer almaktadır. Günümüzde İzmir ilinin Dikili ilçesine bağlı Çandarlı yakınlarında konumlanan bu tarihi kent, bünyesinde barındırdığı iki korunaklı liman sayesinde döneminde çok ciddi ticari avantajlara ve büyük bir ekonomik güce sahip olmuştur. Söylencelere göre Amazonlar tarafından kurulan ve adı 'kraliçe kenti' veya 'tanrıça kenti' anlamına gelen Pitane, Homeros'un kitaplarında da bahsettiği 12 Aiol antik kentinden biri olarak tarihteki yerini almıştır.
Klasik ve Hellenistik Dönem'de Pitane'nin Siyasi Gücü
Milattan önce 5. yüzyılda Atina öncülüğünde kurulan Delos Deniz Birliği’nin (Attika-Delos Symmakhia’sı) bir üyesi olan Pitane, birlik kayıtlarına göre o dönem 1.000 drahmi vergi ödemekteydi. Milattan önce 335 yılında, Büyük İskender’in Anadolu seferi sırasında Makedon general Parmenion tarafından kuşatılan kent, Pers ordusunun yetenekli generali Rodoslu Memnon’un zamanında müdahalesiyle bu kuşatmadan kurtulmayı başarmıştır. Hellenistik Dönem'de Selevkos Krallığı hükümdarı I. Antiohos Soter döneminde krala 380 talanton gibi büyük bir meblağ ödeyerek topraklarını genişleten kent, bağımsız ve özgür bir kent (civitas libera) statüsünü korumuş ve resmi yazışmalarda yerel Aiol lehçesini bırakmıştır.
Savaşlar, Depremler ve Hristiyanlık Dönemi Mirası
Milattan önce 84 yılında Pontus Kralı VI. Mithridatis, Roma generali Gaius Flavius Fimbria’nın takibinden kaçarken Pitane’ye sığınmıştır. Burada ablukaya alınan Mithridatis, kuşatma sonuçlanmadan deniz yoluyla Midilli’ye kaçmayı başarmıştır. Roma İmparatoru Titus’un saltanatı sırasında meydana gelen şiddetli bir depremle büyük ölçüde tahrip olan kent, Roma İmparatorluğu idaresi altında Latince Pitanae ismiyle anılmıştır. Bölgenin Hristiyanlaşma sürecinde piskoposluk merkezi haline gelen antik kent, günümüzde Roma Katolik Kilisesi bünyesinde tarihi önemine binaen varlığını sürdüren bir ünvan piskoposluğu makamı olarak kabul edilmektedir.
Arkeolojik Keşifler ve Prof. Dr. Ekrem Akurgal Kazıları
Pitane'de ilk arkeolojik araştırmalar 1910-1911 yılları arasında yapılmış, ilk kazılar ise Baltacı Bey ile Osman Hamdi Bey tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu kazılarda Miken Dönemi'ne ait vazo başta olmak üzere bolca monokrom keramik ve yortan kapları bulunmuştur. 1959 ile 1965 yılları arasında ise Prof. Dr. Ekrem Akurgal öncülüğünde Çandarlı'da sistemli kazı çalışmaları yürütülmüştür. Akurgal, her gün onlarca vazo veren Pitane Nekropolü'nü 'en zengin Anadolu Eskiçağ Mezarlığı' olarak tanımlamıştır. Kazılarda Miken, Protokometrik, Geometrik, Oryantalizan ve Arkaik dönemlere tarihlenen son derece zengin keramik buluntular ile milattan önce 6. yüzyıla tarihlenen ünlü bir Kouros heykeli (Arkaik Dönem genç erkek heykeli) bulunmuştur. Bu heykel Bergama Arkeoloji Müzesi'nde; diğer buluntular ise İstanbul Arkeoloji Müzeleri, İzmir Arkeoloji Müzesi ve Bergama Müzesi'nde sergilenmektedir.
Pitane'nin Yetiştirdiği Dünyaca Ünlü Bilim İnsanları ve Filozoflar
Pitane, antik dönemin bilim, felsefe ve edebiyat dünyasında derin izler bırakan önemli şahsiyetlere ev sahipliği yapmıştır. Geometri alanında dönemin öncü çalışmalarına imza atan, özellikle küresel geometri ve gök cisimlerinin hareketleri üzerine risaleler yazan ünlü matematikçi ve gök bilimci Otolikos (Autolycos) (M.Ö. 360 – 290) ile felsefe tarihinde 'Akademik Şüphecilik' (Skeptisizm) akımının kurucusu ve Atina'daki Platon Akademisi'nin başkanı olan ünlü filozof Arkesilaos (Arcesilaus) (M.Ö. 316/5 – 241/0) bu kentte doğmuştur. Ayrıca antik Yunan ziyafet kültürünü ve aristokratları hicveden ünlü parodi yazarı Matron da Pitane'nin yetiştirdiği en önemli tarihi figürlerden biridir.