Piribeyli Tarihi Yerleşkesi
Piribeyli, Konya ilinin Yunak ilçesinde yer alan, dağlık bir coğrafyada konumlanmış ve yaklaşık 350 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan tarihi bir mahalledir. İlçe merkezinin kuzeybatısında, dağlık bir bölgede bulunan yerleşim, Osmanlı İmparatorluğu'ndan günümüz Türkiye Cumhuriyeti'ne kadar uzanan süreçte pek çok idari dönüşüm geçirmiştir. Günümüzde sahip olduğu köklü tarihi kimlik, özgün kentsel yapısı ve milli mücadele yıllarındaki lojistik rolüyle Türkiye'nin en özgün yerleşimleri arasında dikkat çekmektedir.

Yerleşimin Kuruluşu ve Tarihsel Kökeni
Piribeyli yerleşkesinin kuruluşu 1670 yılına dayanmaktadır. Yerleşim, 17. yüzyılda Osmanlı Anadolu'sunda yaşanan Celali İsyanları ve Büyük Kaçgunluk döneminde Türkmenlerin güvenlik ve yaşam koşulları nedeniyle göç etmelerinin bir yansıması olarak ortaya çıkmıştır. Elazığ'ın Harput yöresinden gelen Kör Süleyman Bey adlı bir Türkmen beyi tarafından, antik Pissia kalıntılarının bulunduğu sahada kurulan yerleşime, ilerleyen süreçte Atlantı'dan gelen Bekirbeyler ile Hacı Mehmetoğulları (Köleler), Çakırlar (Kokanlar), Aliağalar (Ezedinler) ve Avcıoğulları gibi başlıca Türkmen sülaleleri katılmıştır. Daha sonraki tarihlerde ise İbanlar, Yörük olup Turgut'tan gelen Beynamazlar, Derviş Hocalar, Çiviler, Karabekirler, Hıntalar ve Antalya çevresinden gelen Yörük sülaleleri yerleşerek beldenin demografik ve sosyal yapısını şekillendirmiştir.

Osmanlı Dönemi İdari Yapısı
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Karahisar-i Sahib Sancağı'na bağlı bir kaza olarak yerleşen Piribeyli, 1851 yılına kadar bu statüsünü korumuştur. 1864 yılında Sultan Abdülaziz tarafından çıkarılan yeni vilayet kanunuyla eski eyalet sistemi sona erdirilince, 1867'de kurulan Hüdavendigar Vilayeti çerçevesinde köy niteliği kazanarak, Sultan Abdülaziz'e atfen Aziziye olarak adlandırılan Emirdağ'a bağlanmıştır. Yerleşim, dönemin önemli askeri ve mülki haritalarında da kendine yer bulmuştur.

Milli Mücadele Dönemi ve Lojistik Kahramanlıklar
Kurtuluş Savaşı sırasında Yunan kuvvetleri tarafından işgal edilen Piribeyli, Sakarya Savaşı'ndan sonra Mürettep Tümen tarafından geri alınmıştır. Batı Cephesi'nin karargahı olan Akşehir Karargahı'na yakınlığı ve stratejik konumu nedeniyle büyük öneme sahip olan yerleşimde, Behiç Erkin gözetiminde orduyu Büyük Taarruz'a hazırlamak üzere geçici Azarıköy-Piribeyli Dekovil hattı (demiryolu) döşenmiştir. Milli Mücadele yıllarında köy halkı cephe gerisinde aktif rol üstlenmiş; kadınlar ve yaşlılar başta olmak üzere tüm köy sakinleri zorlu kış şartlarında İnebolu-Akşehir hattı arasında kağnı arabalarıyla düzenli mühimmat ve levazım sevkiyatı gerçekleştirmiştir. Köy lideri Beynamaz Mehmet Ağa önderliğinde işgal sürecinde Kuvâ-yi Milliye'ye hayati istihbarat desteği sağlanmıştır. Mustafa Kemal Atatürk, orduyu güneye kaydırmadan önce Salih Bozok Bey'e seslenerek meşhur “Çocuk İsmet Paşa’ya söyle, Mürettep Tümen’i Piribeyli’ye yanaştırsın. Zamanı geliyor” sözünü söylemiştir. Bu büyük mücadele 1984 TRT yapımı Küçük Ağa dizisinde de ele alınmıştır.

Cumhuriyet Dönemi ve Havacılık Şehitliği
Cumhuriyet öncesine kadar bünyesindeki Medrese-i İlmiye okuluyla önemli bir eğitim ve ilim merkezi olan yerleşim, ismini de halk arasında yetişen büyük alimlerin mesleklerinde üstad olmaları dolayısıyla "pirlerin beyi" anlamındaki Piribeyli kelimesinden almıştır. Cumhuriyet'in ilanından sonra Afyon ili Emirdağ ilçesine bağlıyken, 24 Mart 1966'da Çeltik ilçesine bağlı bir kasabaya dönüştürülmüştür. Daha sonra Yunak ilçesine dahil edilen yerleşim, 27 Şubat 1971'de belediye statüsü kazanmıştır. Ancak belde nüfusunun büyük bölümünün Avrupa'ya göç etmesi sebebiyle 12 Kasım 2012 tarihinde kabul edilen 6360 sayılı kanun ile belediye statüsünü kaybederek mahalle haline gelmiştir. Yerleşim tarihinde hüzünlü bir olay olarak, 28 Haziran 1977 tarihinde Türk Hava Kuvvetleri'ne ait F4-E Phantom savaş uçağı radar önleme görevi sırasında kasaba yakınlarına düşmüş, Türkiye'nin ilk F4 pilotlarından Üsteğmen Göksel Doğan ve Yüzbaşı Ali İlker Özgüler şehit olmuşlardır. Şehitlerin anısına pazar meydanında bir Şehitlik Anıtı yer almaktadır.


Özgün Kentsel Yapı ve Heksagon İmar Planı
Piribeyli, İç Anadolu Bölgesi'nin batısında, kuzeydeki Arayit Dağı'nın güney etekleri ile güneydeki Bayatkulu Dağı arasında uzanan stratejik bir vadide konumlanır. Ortasından Söğütlü Deresi geçmekte, kuzeyinde ise bölgenin önemli su kaynaklarından olan Gökpınar Barajı bulunmaktadır. Engebeli coğrafi koşullarına rağmen yerleşim merkezi, kırsal bölgelerde son derece nadir görülen sistematik bir imar planına sahiptir. Kentsel gelişimde ulaşım ağlarının verimliliğini artıran ve konut alanlarının dengeli dağılımını sağlayan modern heksagon (altıgen) şehir planlaması modeli esas alınmıştır. Parsellerin geometrik bir düzen oluşturduğu bu plan, simetrik geniş caddeleriyle modern bir kentsel yapı inşa edilmesini sağlamıştır. Bu planlı gelişim, giriş kapısındaki Avrupa Kentsel Şartı prensiplerine atıfta bulunan tabela ile tescillenmiştir. Kuzey kesiminde, 16 Mart 2002'de Sami Selçuk tarafından açılan Piribeyli Danıştay Hatıra Ormanı yer almaktadır.
Görülmeye Değer Kültürel Değerler ve Antik Kalıntılar
Piribeyli ve çevresi çok sayıda arkeolojik mirasa ev sahipliği yapmaktadır. Eski kasaba belediye parkında (Piribeyli Çay Bahçesi) Frigya ve Likaonya dönemlerinden günümüze ulaşan çok sayıda antik mezar steli, mimari parçalar ve pithoslar sergilenmektedir. Bölge çevresi tümülüsler açısından oldukça zengin olup, Hasanbeyler Yaylası Höyüğü ve Karataş Höyüğü önemli arkeolojik alanlardandır. Ayrıca kurucu Kör Süleyman Bey'in anıt mezarını da barındıran ve 1896 yılına tarihlenen Yukarı Piribeyli Merkez Akşemseddin Camii, Hasan Fatih Camii ve Söğütlü Camii olmak üzere üç adet tarihi cami yerleşimde ziyarete değer eserlerdendir.

