Pazar (eski adıyla Atina), Rize ilinin doğusunda yer alan tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan bir Karadeniz sahil ilçesidir. Yerleşim tarihi MÖ 64 yılına kadar uzanan kentin kurucusu Romalı Pompeius'tur ve yerleşim antik dönemde "Athenae" adıyla bilinmekteydi. Antik Çağ'da Kolheti Krallığı sınırları içinde yer alan bu tarihi liman kenti, Osmanlı İmparatorluğu'nun 1461'de Trabzon İmparatorluğu'nu ortadan kaldırmasının ardından 1547 yılında tamamen Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Pazar'ın Tarihi ve Geçmişten Günümüze Yolculuğu
Atina ismi, antik Yunancada akıl, güzellik ve hikmet anlamına gelse de bazı araştırmacılara göre Lazca ve Gürcücede "gölgeli" anlamına gelen sözcüğün Yunancaya uyarlanmış biçimidir. Osmanlı idari yapısında önemli bir yer tutan bölge, 1704 tarihli Batum Livası Mufassal Defteri'nde liva sınırları içindeki dört nahiyeden biri olarak kaydedilmiştir. 1876 Trabzon vilayeti salnamesine göre Atina kazasının merkezi, Lazca adı "pazarın kurulduğu yer" anlamına gelen "Noğa" olan Nefs-i Bazar'dır. Birinci Dünya Savaşı döneminde Rus işgaline uğrayan yerleşim, Cumhuriyet döneminde isim karışıklıklarını önlemek amacıyla 17 Ekim 1928'de resmi olarak Pazar adını almıştır.
Eşsiz Coğrafya, Dağlar ve Akarsular
Rize il merkezinin 37 kilometre doğusunda konumlanan Pazar ilçesi, kıyıya paralel uzanan yüksek iç dağlarla çevrili bir sahil şerididir. İlçenin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 5 metre iken güney sınırında yükselen 3.737 metrelik Kaçkar Dağı en yüksek noktayı oluşturur. Kaçkar Dağı'nda sürekli buzul tabakaları yer almakta olup, bölgede ayrıca Verçenik, Altıparmak ve Hipot gibi önemli dağ kütleleri yükselir. İlçenin doğu sınırını meşhur Fırtına Deresi çizerken, kenti ikiye bölen Pazar Deresi ve batıda Merdivenli bölgesinden denize dökülen Melyat Deresi bölgenin başlıca daimi akarsularıdır. Ayrıca, dağlık yapının bir sonucu olarak asırlardır sürdürülen yaylacılık faaliyeti Pazar'ın önemli bir kültürel değeridir.
Ekonomik Hayat ve Çay Kültürü
Pazar ilçesinin ekonomik yapısının en önemli unsuru çay tarımıdır. Bölgedeki az kireçli toprak yapısının çay bitkisine son derece uygun olması nedeniyle, 1944 yılında başlanan çay tarımı günümüzde ekilebilir arazilerin %65'ini kaplamaktadır. İlçede üretilen çayları işlemek üzere üç adet fabrika bulunmaktadır. Çay tarımından önce bölgede turunçgiller ve elma yetiştiriciliği yaygınken, günümüzde çayın yanı sıra balıkçılık, hafif sanayi, ticaret ve bankacılık da önemli geçim kaynaklarındandır. Kısıtlı tarım alanlarında ise tütün, mısır, patates ve fasulye ekimi ile kümes hayvancılığı gerçekleştirilmektedir.