Ankara'nın Şereflikoçhisar ilçesi, Parlasan Mahallesi sınırları içerisinde yer alan Parnassos Antik Kenti, İç Anadolu Bölgesi'nin önemli arkeolojik alanlarından biridir. Bölgedeki insan yerleşiminin tarihinin Hititler dönemine kadar dayandığı öngörülse de kent en parlak dönemini Roma İmparatorluğu devrinde yaşamıştır. Roma harita ve metinlerinde günümüz Parlasan Mahallesi ve civarı "Parnassos" olarak adlandırılmıştır ve kente dair en kesin bilgiler de bu döneme ait kaynaklarda yer almaktadır.
Kutsal Hac Yolu Üzerinde Önemli Bir Durak
Parnassos, antik dönemde ulaşım ve dini güzergahlar açısından büyük bir öneme sahipti. Kentin, Constantinopolis'ten başlayıp Nicaea, Ancyra, Tatta Limne, Tarsos ve Antiocheia güzergahı doğrultusunda Judaea'ya kadar uzanan kutsal yol üzerinde son derece önemli bir durak olduğu bilinmektedir. Hem bu kutsal hacı yolu üzerinde konumlanması hem de antik dönemde bir piskoposluk merkezi olarak işlev görmesi, Parnassos'un tarihi önemini gösteren en temel unsurlar arasındadır.
Arkeolojik Kazılar ve Keşfedilen Buluntular
Parnassos Antik Kenti'nde 1993 ve 2010 yıllarında kazı çalışmaları yapılmıştır. Anadolu Medeniyetleri Müzesi öncülüğünde, tarihi Tunç Çağı'na kadar dayandığı düşünülen bir höyükte 2010 yılında başlatılan kurtarma kazıları sırasında kent kalıntılarına rastlanmıştır. Arkeologlar Melih Arslan, Mehmet Sevim, Mehtap Türkmen ve Aslı Şirin tarafından yürütülen bu kazı çalışmalarında, Roma dönemine ait büyük bir mozaik ile antik döneme ışık tutan Grekçe bir yazıt gün yüzüne çıkarılmıştır.
Eustathios ve İmar Faaliyetleri
Keşfedilen Grekçe yazıt, Prof. Dr. Thomas Drewbear tarafından tercüme edilmiştir. Bu metne göre kentin Eustathios isimli bir piskopos tarafından inşa ettirildiği ve imar çalışmalarının Galatya takvimine göre 494 senesinde (takriben MS 469–470 yıllarında) tamamlandığı anlaşılmıştır. Tarihi kaynaklarda adı sıkça geçen Eutathios, 449 ve 458 yıllarında düzenlenen kilise konsillerine Parnassos kenti adına katılarak imza atmıştır.