Köklü Tarihi ve Coğrafi Konumu ile Osmaneli
Güney Marmara'da, Bilecik iline bağlı bir ilçe olan Osmaneli; kuzeyde Sakarya'nın Pamukova, kuzeydoğuda Sakarya'nın Geyve, güneydoğuda Gölpazarı, güneyde Merkez ilçe, batıda Bursa'nın Yenişehir ve kuzeybatıda Bursa'nın İznik ilçeleriyle çevrilidir. 30 derece doğu boylamı ve 40 derece 3 dakika kuzey enleminde yer alan ilçe; İstanbul'a 200 km, Bursa'ya 107 km, Adapazarı'na 70 km ve Eskişehir'e 120 km uzaklıktadır. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 110 metre olan Osmaneli'nin yüzölçümü ise 490 km²'dir.
MÖ 1000'den Günümüze Uzanan Tarihsel Serüven
Osmaneli'nin geçmişi, MÖ 1000 yılından kalma Trak mezarı kalıntısına kadar uzanmaktadır. Anadolu'nun ilk yerleşik halklarından Luwilerin dilinde, yakınından geçen Göksu (Gallos) Çayı'ndan esinlenilerek ilk çağda Mela ya da Gallos olarak anılan ilçenin bilinen ilk adı Melewana (Mela halkının kenti) olarak kaydedilmiştir. Helenleşme çağında Melagina adına dönüşen kent, daha sonraki dönemlerde eski Helencede "Ak Kavaklık" anlamına gelen Leuikai deyişinden türetilerek Lefke adını almıştır.
Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyet Yılları
Osmaneli, 1308 yılında fethedilerek Osmanlı topraklarına katılmıştır. 1913 yılında bugünkü adını alan ilçe, 30 Nisan 1926 tarihinde Bilecik iline bağlı bir ilçe olmuştur. Tarihi İstanbul-Hicaz demiryolunun geçtiği güzergahlardan biri olan Osmaneli'de, 1926 yılındaki nüfus mübadelesine kadar Rumlar da yaşamıştır. Rum kültüründen günümüze ulaşan en kalıcı örnek ise Aya Yorgi Kilisesi kalıntısıdır. Ayrıca Rum aileler tarafından bölgede 1970'li yıllara kadar ipek imalatı yapılmıştır.
Kültürel Değerler ve Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi
Osmaneli, tarımsal üretimi ve bereketli topraklarıyla da ün kazanmıştır. Tarihi kaynaklarda ve ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde de açıkça belirtildiği üzere; ilçenin ayvası, karpuzu ve zeytini başta olmak üzere yetiştirilen birçok tarım ürünü oldukça meşhurdur.