Olba veya diğer adıyla Olbe (Grekçe: Ὄλβη; Türkçe: Oura veya Ura), günümüzde Türkiye'nin güneyinde, Mersin'in Silifke ilçesindeki Uzuncaburç köyü ve yakın çevresinde yer alan son derece önemli bir antik şehir ve arkeolojik sit alanıdır. Yaklaşık 1.200 metre rakımlı yüksek bir platoda konumlanan yerleşim, antik coğrafyacı Strabon'a göre Cyinda ve Soli'ye hâkim dağlık bölgede bulunmaktadır. Toros Dağları'nın eteklerinde, Kalykadnos'un bir kolu üzerinde yer alan antik kente, güneybatısında yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan Canytellis (Kanlıdivane) şehri de aitti. Bölgedeki ilk arkeolojik tespitler, Mart 1890'da arkeolog Theodore Bent ve eşi tarafından Kilikya Trakeia'nın bir bölümünde yürütülen araştırma çalışmaları sırasında gerçekleştirilmiştir.
Olba'nın Mitolojik ve Tarihsel Kökenleri
Yunan mitolojisine göre Teucer'in üvey kardeşi Ajax tarafından kurulan Olbe, antik dönemde rahibi tüm Kilikya Aspera (Dağlık Kilikya) bölgesine hükmeden büyük bir Zeus Tapınağı'nı barındırmaktaydı. Zeus Olbios rahiplerinin egemenlik gücü tüm Dağlık Kilikya bölgesine yayılmış olup, Olba siyasetini yönlendiren Kraliçe Aba'nın babası Zenophanes de bu rahip-krallık sistemi içindeki yerel yöneticilerden biriydi. MÖ 1. yüzyılda yerel tiran Ksenophanes ve kızı Aba tarafından yönetilen şehir, daha sonra Roma egemenliğine girerek bir Roma kolonisi haline gelmiştir. Antik kent, coğrafyacı Strabon tarafından Olbe, Batlamyus (Ptolemy) tarafından Olbasa ve Bizanslı Stephanus tarafından ise Olbia olarak adlandırılmıştır.
Hristiyanlık Dönemi ve Dini Tarihi
Geç Roma İmparatorluğu döneminde putperestliğe yönelik kısıtlamalar sırasında kapatılan Zeus Tapınağı, Hristiyanlığın yükselişiyle birlikte 4. ve 5. yüzyıllarda kiliseye dönüştürülmüştür. Bu dönemde oldukça büyük bir Hristiyan nüfusu barındıran Olba, Isauria Metropoliti'nin eyalet başkenti Seleukos'un yardımcı piskoposluklarından biri haline gelmiştir. Fransız tarihçi ve ilahiyatçı Michel Le Quien, 4. ve 7. yüzyıllar arasında kentte görev yapmış dört piskoposun varlığından bahsetmektedir. Notitiae Episcopatuum belgelerine göre 13. yüzyıla kadar piskoposluk statüsünü koruyan şehir, günümüzde Katolik Kilisesi'nin Latince itibari yerler listesinde piskoposluk düzeyinde nominal olarak varlığını sürdürmektedir.
Görülmesi Gereken Antik Yapılar ve Kalıntılar
Olba'nın zengin tarihi kalıntıları günümüz Uzuncaburç köyü sınırları içerisinde geniş bir alana yayılmıştır. Şehre beş sütunu günümüze ulaşmış anıtsal bir kapıdan girilmekte ve ardından uzanan sütunlu cadde Zeus Olbios tapınağı boyunca ilerleyerek Tyche tapınağına ulaşmaktadır. Korint başlıklı beş granit sütunu ve adak yazıtları içeren masif arşitravları ayakta kalmış olan Tyche Tapınağı kentin en önemli eserlerindendir. Kentin kuzeybatısında yer alan Roma dönemine ait üç kemerli kapı şehir dışına açılırken, kuzey surlarındaki bölümde yükselen 20 metre yüksekliğindeki beş katlı gözetleme kulesi dikkat çekmektedir. Bu görkemli yapı, antik Olba sikkelerinde de temsil edilmiş olup, Türkçede 'uzun kule' anlamına gelen ve günümüz köyünün adı olan Uzuncaburç'a ismini vermiştir. Kentin dışında ise kaya içine oyulmuş çok sayıda mezar ve oldukça büyük nekropol alanları yer almaktadır.