Myus Antik Kenti (Grekçe: Μυοῦς), Aydın'ın Söke ilçesine bağlı Avşar köyü yakınlarında, Bafa Gölü'nün hemen kuzeyinde, tarihi Karya bölgesinde yer alan bir Antik Yunan kentidir. Yerleşke, antik dönemde İyon Birliği'ni oluşturan 12 İyon kentinden biridir. Miletos ve Priene ile birlikte İyonca alt lehçesini konuşan üç şehirden biri olan Myus, Anadolu'nun batı kıyısının ortasında, Maiandros (Büyük Menderes) Nehri'nin ağzına yerleştirilmiş bir İyon kolonisidir.

Tarihçesi ve İdari Yapısı
Myus'un kahramanlık çağından sonra ortaya çıktığı tahmin edilmektedir. Kent, Homeros'un eserlerinde geçmez ancak bilinen en eski tarihçi olan Miletoslu Hekataios'un (MÖ 550-476) eserlerinde "Myes" olarak yer alır. Daha sonraki tarihçilerden Herodotos ve Thukydides ise şehri "Myous" olarak adlandırmıştır. Yazıtlarda ve Myus tarafından basılan sikkelerde şehrin adı kısaltılmış olarak geçer. Herodotos, Myus'u bir polis (şehir devleti) ve vatandaşlarını politai olarak adlandırarak kentin bağımsız bir devlet yapısına sahip olduğunu belirtir. Şehirde halk meclisi (demos) ve yönetim konseyi (boule) bulunmaktaydı ve kent kendi sikkelerini basıyordu.

Saha Topografyası ve Coğrafi Değişimler
Myus, Latmos Dağı'ndan kuzeybatıya doğru uzanan küçük bir yarımada üzerinde, Büyük Menderes (Maiandros) Nehri'nin ağzındaki eski Milesian kolpos (körfez) adlı Ege Denizi koyunda kurulmuştur. Bölgenin dik arazisi tarım için çok az yer sağlasa da, korunaklı limanlara sahip jeolojik ortamı deniz gücü için ideal bir üs oluşturmuştur. Ancak zamanla Büyük Menderes Nehri'nin taşıdığı yoğun alüvyonlar körfezin önünü kapatıp kenti denizden koparmıştır. Bu durum kentin önemini kaybetmesine yol açmış; on iki İyon şehri arasındaki en küçük kent olan Myus, Strabon'un zamanında o kadar küçülmüştür ki politik açıdan Miletos'a bağlanmış ve nihayetinde tamamen terk edilmiştir.

Günümüze Ulaşan Kalıntılar ve Yapılar
Günümüzde Bafa Gölü yakınlarındaki Azap Gölü kıyısında bulunan kentin en önemli yapısı Bizans dönemine ait kale kalıntılarıdır. Myus'un eski fiziksel alanı, Latmus Dağı'nın uzantısı olan bir yarımada üzerinde, delta düzlüğünün mevcut kenarından 24,70 km uzaklıktadır. Düzlüğün ortasında iki ada gibi duran bu yarımadanın kuzeybatı ucundaki 56 fit yüksekliğindeki tepe, üzerindeki Bizans kalesi nedeniyle "Kale Tepesi" olarak adlandırılır. Diğer tepe ise "Yerleşim Tepesi" olarak bilinir. Ziyaretçilerin görebileceği Bizans kalesi inşa edildiğinde, antik Yunan şehri yok olalı yüzyıllar olmuştu.

