Muğla Ulu Camii, Muğla'da 14. yüzyıl Menteşe Beyliği dönemine ait tarihi bir yapıdır. Muğla şehrindeki en eski cami olan bu yapı, aynı zamanda Türkiye'deki önemli Selçuklu eserlerinden biridir. Şehrin Tabakhane semtinde bulunan cami, 1344 yılında Menteşe Beyliği beylerinden İbrahim Bey tarafından yaptırılmıştır. Camiyi inşa ettiren Menteşe beyi İbrahim Bey'in lakabı "Emir Küçük" olduğu için camiye "Emir Küçük Camii" de denilmiştir.
Caminin Tarihi Süreci ve İsimleri
Cami, Osmanlı döneminde Elvan Bey tarafından tamir ettirildiği için "Elvan Bey Camii" olarak da anılmıştır. Günümüzde Muğla'nın Camikebir mahallesinde bulunan yapı, mahalle adına da Ulu Camii'nin muhtemelen Osmanlı dönemindeki isminden ötürü kaynaklık etmiştir. 17. yüzyılda Muğla'ya gelen ünlü seyyah Evliya Çelebi de şehrin mahalleleri arasında "Emir Küçük" mahallesini zikretmektedir.
Mimari Yapısı ve İlk Yapı Kitabesi
Caminin planı dikdörtgen biçiminde tasarlanmış olup, beden duvarları kesme taştan, çatısı ise ahşaptan inşa edilmiştir. Kesme taştan yapılan minaresi tek şerefelidir. Caminin ilk yapı kitabesinde şu ifadeler yazılıdır: "Bismillâhirrahmanirrahim Enel emir’ul kebir’ül ecellü İbrahim Bey İbn Orhan kemâ kalen nebüyyü Aleyhisselâm. Men benâ mesciden Lillâhi ben Allahû lehu beyten fil cenneti. Senet’i hamsin ve erbâun ve seb’a mie." Bu kitabe Türkçe olarak; "Besmele, Ben Orhan oğlu büyük ve ölümlü Emir İbrahim Bey, Nebi dedi ki: Kim bir mescid bina ederse, Allah ona cennette bir köşk ihsan eder. Elli ve kırk ve altmış senet ile" anlamına gelmektedir.
Tadilatlar, Yangın ve Günümüzdeki Durumu
1838 yılında cami geniş kapsamlı bir tadilattan geçirilmiştir. Bu tadilat esnasında caminin genişletilmesi amacıyla cemaat yeri eklenmiş ve son cemaat yerine abdestlik ilave edilmiştir. 1938 yılında ise Hacı Abdi Bey tarafından restore ettirilen yapının bulunduğu sokak "Hacıabdi Sokağı" adını almıştır. 1949 yılında büyük bir yangın geçiren cami, Muğlalı varlıklı bir aile tarafından ilk haliyle yeniden inşa ettirilmiştir. Caminin doğu yönündeki hazirede birkaç mezar bulunsa da bunlar hakkında herhangi bir çalışma veya kaynak bulunmamaktadır.