Farklı Kültürlerin Ortak Mirası: Midyat
Mardin ilinin en geniş ve nüfus bakımından en kalabalık ilçelerinden biri olan Midyat, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en gelişmiş yerleşim yerlerinden biridir. İl merkezine (Artuklu) 67 kilometre uzaklıkta bulunan ilçe, topografik olarak 571 metre ile 1.128 metre arasında değişen, kalkerli (kireçtaşı) yapıdaki engebeli bir plato üzerinde kuruludur. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 957 metre olan yerleşim; İslam, Hristiyanlık ve Yezidilik dinlerinin yanı sıra Türkçe, Kürtçe, Arapça ve Süryanice dillerinin buluşma noktasıdır. Bu benzersiz kozmopolit yapısı nedeniyle bölge, "Diller ve Dinler Şehri" olarak anılmaktadır.
MÖ 9. Yüzyıla Uzanan Tarihi Kökenler
Midyat'ın tarihi geçmişi oldukça köklüdür ve MÖ 9. yüzyıla ait Asur tabletlerinde "Matiate" adıyla tanımlanmaktadır. Aramice ve Süryanice bir isim olan Matiate, "mahallem" veya "vatanım" anlamına gelir. Asur kralı II. Asur Nasırpal'ın Tur Abidin bölgesindeki Aramileri talan ettiği savaşın tarihi, eski tabletlerde kayıt altına alınmıştır. Midyat'taki ilk Süryani Hristiyanlar bölgedeki mağaralarda yaşamışlardır. Tarih boyunca birçok kere kuşatılıp talan edilen kasaba, I. Dünya Savaşı ("Ferman" yılı) sırasında sakinlerinin üçte ikisini kaybetmiştir. Ancak 1930 yılından sonra yeniden canlanmaya başlayarak; kiliseler, evler ve tarihi mekanlar onarılmış ve yerleşim düzeni zamanla oturmuştur.
Yukarı Mezopotamya'nın Kadim Ulusları
Süryanilerin milattan önceki dönemleri, eski Mezopotamya'da yaşayan ulusların tarihiyle şekillenmiştir. Süryani halkının kökleri, eski Mezopotamya'nın en eski tarihsel dönemine kadar inmektedir. Yazılı tarih evresinin Asurlar ile başladığı Yukarı Mezopotamya'da, MÖ 3000'lerde Sümer'in kuzeyinde bağımsız site devletleri kuran Asurlar ve Akadlar yaşamıştır. Bu topluluklar Sami dili olan Asurca ve Akadca/Aramice konuşmuşlardır. Günümüzde de bu zengin mirası taşıyan Midyat'ta Müslüman Araplar, Türkler ve Kürtlerin yanı sıra Hristiyan Süryaniler, Ermeniler ve Keldaniler bir arada yaşamaktadır. Bölgedeki Hristiyan topluluklar mezhepsel olarak Katolik, Ortodoks ve Protestan olmak üzere üçe ayrılmakta ve kendi aralarında az da olsa Süryanice konuşmaktadırlar. Keldanice ve Ermenice ise bu bölgede unutulmuş dil gruplarıdır. Ayrıca ilçede sayıları çok az olmakla beraber Yezîdî dinine mensup insanlar da bulunmaktadır.
Geleneksel Taş İşçiliği ve Telkari Sanatı
Midyat'ın en belirgin kültürel kimliklerinden biri, adını yine bu ilçeden alan ve özgün mimarisiyle dikkat çeken Midyat Evleri'dir. Bu evleri süsleyen geleneksel taş işleme sanatı (Nahid), yaşayan tüm toplumların ortak değeri olarak büyük bir önem taşımaktadır. İlçenin bir diğer önemli geçim ve sanat kaynağı ise gümüş işleme sanatı olan Telkari'dir. 2000'li yıllardan itibaren ilçede çekilen dizi film ve sinema prodüksiyonları sayesinde unutulmakta olan bu sanat tekrar canlanmış ve bir endüstri haline getirilmiştir. Bu kültürel gelişim, bölgedeki iç ve dış turizmin ilerlemesine de büyük katkı sağlamıştır. Ziyaretçiler için Eski Midyat sokakları, Deyrulumur Manastırı, Midyat Kilisesi, Kasr-ı Nehroz'un avlusu, Mor Barsavmo Kilisesi Çan Kulesi ve gizemli Midyat Yeraltı Şehri görülmeye değer tarihi zenginlikler arasındadır.